Zekât için farz kılınan miktarlar, Allah yolunda verilecek miktarın alt limitidir; üstü için herhangi bir sınır konmamıştır. İsteyen, istediği kadar infakta bulunabileceği gibi, ihtiyaç durumunda umumi himmete müracaat edilerek halktan daha fazlası da istenebilir. Kur’ân’ın ortaya koyduğu genel esaslardan da çıkarabileceğimiz bu hükmü, Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) hayat-ı seniyyelerinde bizzat tatbik etmiş ve pratik hayatta bunun canlı misallerini ortaya koymuştur. Mesela Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Tebük seferi öncesinde gerekli olan savaş hazırlığını yapabilmek için sahabe-i kiramın himmetlerine müracaat etmiştir. Orada, malının tamamını getirenin bile bağışı kabul edilmiş, geri çevrilmemiştir.110 Hâlbuki böyle acil bir ihtiyacın söz konusu olmadığı durumlarda Sa’d İbn Ebî Vakkâs gibi niceleri, Resûlullah’a (sallallâhu aleyhi ve sellem) mallarının tamamını infak etmeyi teklif etmişler; ancak üçte birini kabul ettirebilmişlerdir.
Burada da teferruata girmeden bu kadar malumatla yetinip, zekâtın menşei ve tarih içinde geçirdiği safhalara üzerinde durmak istiyoruz.
88 İbn Manzûr, Lisânü’l-Arab, 14/358.
89 Tevbe sûresi, 9/103.
90 Nûr sûresi, 24/28.
91 Şems sûresi, 91/9.
92 A’lâ sûresi, 87/14.
93 Meryem sûresi, 19/13.
94 Bakara sûresi, 2/232.
95 Meryem sûresi, 19/19.
96 Kehf sûresi, 18/74.
97 İbn Manzûr, Lisânü’l-Arab, 10/193 vd.
98 Yûsuf sûresi, 12/88.
99 Tevbe sûresi, 9/60.
100 Buhârî, zekât 30, edeb 33; Müslim, zekât 50.
101 Buhârî, ıtk 2; Müslim, imân 136.
102 Isfehânî, el-Müfredât, s. 480.
103 Bakara sûresi, 2/254; Münâfikûn sûresi, 63/10.
104 Bkz.: Bakara sûresi, 2/195; 254; 267; Yâsîn sûresi, 36/47; Hadîd sûresi, 57/7; Münâfikûn sûresi, 63/10.
105 el-Cürcânî, et-Ta’rîfât, s. 57.