Hazreti İbrahim’in duasının anlaşılması biraz da “fitne” kelimesinin iyi anlaşılmasına bağlıdır. Bu sebeple öncelikle “fitne” kelimesi üzerinde bir nebze durmak gerekmektedir. Arapların “altını taştan-topraktan ayırma” ameliyesi için kullandığı “fitne” kelimesi genel anlamı itibarıyla “deneme, test etme, potadan geçirme, hası hamdan tefrik etme”227 mânâlarına gelmektedir. Ancak dinî literatürde fitne kelimesinin bu aslî mânâyla irtibatlı geniş bir kullanım sahası vardır. Mesela kargaşa çıkarma, bozgunculuk yapma, hercümerce sebebiyet verme ve insanları birbirine düşürmeye fitne dendiği gibi, insanın ahiret hayatını kaybetmesine yol açabilecek bedenî ve cismanî arzuları, mal-mülk, evlad ü iyal, sıhhat, gençlik, makam-mansıp gibi imtihan vesileleri de fitne olarak isimlendirilmiştir. Ayrıca inanan insanların, inandıkları değerlerden dolayı zulüm, işkence ve baskılara maruz kalması; değişik dayatmalarla dine-diyanete aykırı şeylere zorlanması; Müslümanca yaşamadan ötürü mahkemelerde süründürülmesi, zindanlara atılması, sürgünlere gönderilmesi de birer fitnedir. Söz konusu âyette geçen fitne kelimesinden anlaşılan işte bu son tarif çerçevesinde ifade edilen fitnedir.