İçeriğe geç

Seyahatimizi, hastalık, sağlık, ilaç, tedavi ve vücudumuzun muafiyet sistemi ve mikroplar dünyasında da sürdürebiliriz. Aslında bizim “mikrop” deyip antibiyotik ve benzeri ilaçlarla mücadele ettiğimiz o küçük varlıklar bile, insan ve diğer canlıların yararına ve bir muvazene için yaratılmışlardır. Evet, gözümüzle göremeyeceğimiz kadar küçük bu mikroskobik canlılar, insanoğlunun hizmetinde koşturulmaktadır. Ne var ki, yerinde çok faydalı olan bu mini yaratıklar, bizim hazırladığımız kötü vasatlar itibarıyla zararlı da olabilmektedirler. Vücudumuzun en kompleks ve sırlı bir mekanizması olarak kabul edilen “muafiyet sistemi”nin hastalıklara karşı nasıl uyanık davrandığını, nasıl bir erkan-ı harp gibi zamanında ve yerinde harekete geçtiğini, çeşit çeşit mikroplarla ve bilhassa kanser hücreleriyle nasıl savaştığını; hele bu sistemin, gelecekte bilinmeyen yanları da ortaya çıkarılacak olursa, şimdilerde çaresiz gibi görünen pek çok hastalığın –Allah’ın izniyle– bir gün mutlaka iyi edileceğini düşünüyor ve ümitlerimizin heyecan hâline gelip köpürdüğünü hissediyoruz. Evet vücudumuz, kanser hücrelerine karşı bir dereceye kadar başarılı bir mücadele vermesine rağmen, umumiyetle mevcut müdafaa mekanizması tek başına kifayet etmemekte, dolayısıyla da son derece riskli olan kanser tedavi yolları denenmektedir. Ümit ediyoruz ki, ileride bir kısım antikorların üretilmesiyle kanser tedavisinde de daha başarılı olunacak; radyoaktif madde ve izotoplar kullanılmadığı için hastalar daha az zarar görecek ve bir gün gelecek, insanlığın bu korkulu rüyası olan kanser dahi aşılabilecektir.

95