İçeriğe geç

Öyleyse insanlık O’nu seviyor ve günde birkaç defa O’na bağlılığını ilan ediyor. Hem de aleyhte çalışan bu kadar insan ve bu kadar sisteme rağmen. Evet, her şeye rağmen Hz. Muhammed Aleyhisselâm, gönüllere taht kurmaya devam ediyor. Zira O, başkalarına dediklerini ilk olarak kendi nefsinde yaşamış ve her zaman dediklerinin canlı bir misali olmuştur. Onun için de her sözü, kitlelere tesir etmiş, söyledikleri hep tatbik görmüş ve uğrunda hırz-u can edilmiştir.

O, insanları Allah’a kulluğa davet ederken her zaman en ufuk noktada yine en güzel kulluğu kendisi temsil etmiştir.

Hz. Âişe Validemiz anlatıyor:

Bir gün geldi ve bana: “Yâ Âişe, dedi, müsaade eder misin, bu gece Rabbimle beraber olayım?” ve arkasından da namaza durdu.

O gün sabaha kadar إِنَّ فِي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضِ… âyetini244 okuyarak namaz kıldı.. gözyaşı döktü.. öyle ağladı ki, seccadesi sıkılsaydı, damla damla gözyaşı damlardı.245

O, ayakları şişinceye kadar namaz kılardı. Bir gün kendisine, gelmiş ve geçmiş bütün günahlarının affolduğu hatırlatılıp “Kendini niçin bu kadar zahmete sokuyorsun?” dendiğinde “Rabbime şükreden bir kul olmayayım mı?” cevabını vermişti.246 O’na şükür kapısı açılmıştı ve bunca didinmesi ondandı.

Yine Âişe Validemiz anlatıyor: “Gece yarısı kalktım. Allah Resûlü’nü yanımda görmeyince kıskandım. ‘Acaba başka hanımına mı gitti!’ diye düşünmüştüm. Tam yataktan doğrulup kalkacağım sırada elim ayağına dokundu. Dikkat edince O’nun secdede olduğunu anladım ve dediklerine kulak verdim. Şu şekilde dua ediyordu: سُبْحَانَكَ وَبِحَمْدِكَ لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَYâ Rabbi, Sen her türlü noksanlıktan münezzehsin, Sana hamdederim. Senden başka ilâh yoktur.”247

237