İçeriğe geç

Dahası, bunca zamandır, eşyayı, ihtiva ettiği ruh ve mânâdan sıyırarak, hevâ, heves ve fanteziler uğrunda kullanan ateizm üst üste kendi tutarsızlıklarına yenik düşmeye, hatta çözülmeye başladı.. ve bu arada kendi hakikatini arayan ruhlar, kendi özlerini bir kere daha keşfetme sürecine girdi; elbette alelâde şeylere karşı olan alâkalarımız da yavaş yavaş gevşeyecek.. ve referansı, kalblerimizde kendi acz ve zaaflarımızı hissetmenin unvanı, vicdanlarımızın derinliklerindeki “nokta-i istinad” ve “nokta-i istimdad”ın sezilmesi sayesinde, fıtrat ibresi fevkalâdelikleri gösterecek.. derken iradelerimiz, kendi darlıklarından sıyrılarak Sonsuz’un istek ve dileklerine yönelecektir.

Yine bu süreçte, her başarının en büyük mânevî dinamiği olan iman ve azim herkese, ruhunun ledünnî gücünü kazandıracak ve bu ruh gücü, onların ümit ve iradelerini şahlandırarak bedbinliklerini, tutarsızlıklarını darmadağınık edip, onları kendileri olmaya giden köprülerden geçirerek Allah’a ulaştıracaktır.

Evet, insanı hakikate ulaştıran en seri, en keskin, en selâmetli yol, ilim ve irfanla donatılmış iman yoludur. Ruh, baş döndürücü o büyük zaferlerini hep bu yolla elde etmiştir. İrfanla beslenmiş imanın olmadığı bir ortamda, hakikatin de hukukun da yerini kaba kuvvet alır.. ve böyle bir zeminde, her zaman kuvvetin zorbalığıyla karşılaşmak kaçınılmazdır. Evet böyle bir ortamda sık sık silaha başvurulur.. her zaman para konuşur.. sadece cerbeze sesini duyurur.. ve riyâkârlık en mergûb bir metâ hâline gelir ki, böyle bir atmosferde varlığın ruhuna ulaşmak ve varlık ötesini temâşâ etmek imkânsızdır.

155