İçeriğe geç
28. Bölüm

Efendi̇mi̇z’i̇n Ümmîli̇ği̇ Meselesi̇

Soru: Efendimiz’in ümmîliği (okuyup yazmamaları) bütün hayatları müddetince midir? Yoksa اِقْرَأْ “Oku!” âyetinin sırrı ile perdeler kalkarak, kâinatta kimsenin okuyamayacağı sırları okuyan Efendimiz, halkın anladığı mânâda okur yazar olmuşlar mıdır?

Ümmî, kalem tutup yazı yazmayan ve yazı yazma ameliyesi olmayan insan demektir. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Allah öğretmediği için, Tevrat ve İncil veya başkalarının yazdıkları kitapları okuyamıyordu. Allah’ın O’na okuma ve yazmayı öğretmemesi, peygamberliği için gerekli olan hususlardan biriydi. Nitekim, “Ey Resûlüm! Sen vahyimizden önce kitap okuyan veya yazı yazan bir insan değildin; eğer böyle olsaydı, bâtıl iddia peşinde olanlar (mesajın hakkında) şüphe edebilirlerdi.”1 âyet-i kerimesi de bu hakikati ifade etmektedir.

Âyet-i kerimeden de anlaşılacağı üzere Allah Resûlü’ne yazı yazma ve okuma öğretilmemişti. Şayet bilseydi, bâtıl peşinde koşanlar, “O, geçmiş kitapları alıyor, okuyor ve okuduklarını bize anlatıyor.” diyeceklerdi. Hâlbuki Efendimiz’in ümmî olduğunu dost-düşman herkes biliyordu. Binaenaleyh burada, Efendimiz’in okuyup yazmasının olmamasını, O’nun peygamberliğinin, Saadet Asrı’nda muhatapları tarafından tasdik edilmesiyle alâkalı olduğunu görüyoruz.

Bu itibarla, Efendimiz’e yazı yazdırılmamıştır. Ancak burada hemen şunu ifade etmek gerekir ki, ilim, yazı yazmak demek değildir. Allah Resûlü, ulum-u evvelîn ve’l-âhirîne (öncekilerin ve sonrakilerin ilmine) vâkıftı. Allah, –keyfiyeti bizce meçhul– elini O’nun sırtına koyunca, mağrip ve maşrık arası açılmış ve Efendimiz zerreden küreye, makro âlemden mikro âleme kadar her şeyi bir kitap sayfası gibi önünde görmüştür. Allah اِقْرَأْ “Oku!”2 dediği zaman da, “hakikatin ifadesini ve okunmasını” O’nun ruhuna üflemişti. اِقْرَأْ diyerek Cenâb-ı Hak Nebi’sini okutmuştur ve o Nebi de kendisine indirilen Kur’ân’ı tek okuyuşta ezberine almıştır.

1