İçeriğe geç

Her şeyde bir siyaset vardır; milletin dirilişini hazırlayanların siyaseti de, hiçbir şeyi, hatta kendi hazlarını dahi düşünmeyerek, sadece ve sadece milletinin lezzetleriyle gerilip, onun acılarıyla iki büklüm olmalarındadır.

* * *

İyi idare ve seviyeli siyaset, ne ak saç ve ak sakallarda, ne tabasbus ve riyanın kazandırdığı mansıp ve rütbelerde, ne de bir kısım lokal ve locaların kayırmalarıyla elde edilen sun’î şöhretlerde değil, o, yüksek ruh insanları, sancılı beyinler ve hakikatin azat kabul etmez köleleri arasında aranmalıdır.

* * *

Her ev, o evin içindekilerinin talim ve terbiyesinde bir mektep; her mektep, askerlik ruhunu geliştiren küçük bir kışla; her kışla, milletin, varlık, bekâ ve huzurunun müzakere edildiği bir meclis; her meclis de, vazife ve salâhiyetlerinin icabı kendisine intikal eden her meseleyi millî ruh ve millî düşünce prizmasından geçirerek değerlendiren içtimaî bir laboratuvar olarak hizmet verebiliyorsa, o millet, en ideal idarî ve siyasî kadroya sahip demektir.

* * *

Farklı düşünce ve farklı mütalâalara sahip olmak olgun insanların işidir. Ne var ki, toplumu bölüp parçalayıp kamplara ayıran farklı anlayış ve mülâhazalara müsamahalı olmaya da kimsenin hakkı yoktur. Zira, bölünüp parçalanmaya müsamaha, milletin yıkılıp gitmesine göz yummak demektir.

* * *

Millî duygu ve düşünceyi paylaşmayan kimseler hakkında ne kadar iyimser ve hüsnüniyetli olsanız da, size zarar verecekleri ihtimalini gözden ırak tutmamalısınız. Ve hele, millet ve toplumun can damarları mesabesindeki noktaları ele geçirmelerine kat’iyen fırsat vermemelisiniz! Zira, bir insan kendini tehlikelere atabilecek müsamahalarda bulunabilir; ama, milleti ve devleti için böyle bir davranışa asla hakkı yoktur.

* * *

113