Bir işe başlamadan önce gerekli olan her danışma yapılıp tedbirde kusur edilmemelidir ki, sonra etrafı suçlama ve kaderi tenkit etme gibi, musibeti ikileştiren yanlış yollara gidilmesin. Evet, bir şeye azmetmeden evvel, akıbet güzelce düşünülmez ve tecrübe sahipleriyle görüşülmezse, neticede hayal kırıklığı ve nedamet kaçınılmaz olur.
* * *
Önü arkası iyice düşünülmeden içine girilmiş nice işler vardır ki, bir adım ileriye götürülememiş olmaktan başka, o işe teşebbüs edenlerin itibarlarını yitirmeleriyle sonuçlanmıştır. Evet, aklına esen şeyleri yapmaya kalkan birisi, bu kabîl yanlış yollarla içine düşeceği inkisarlardan dolayı, yapabileceği şeylerde de er-geç ümitsizliğe dûçâr olur.
* * *
İnsan, kapamasından âciz olacağı kapıları kat’iyen açmamalıdır. Yoksa, açılan menfezlerden içeriye sızan şerler, gulyabanîler, hem başkalarını telef eder, hem de onun haysiyetini beraber alır götürürler. Ukalâlık edip de, kimseye danışmadan bir kısım sevdalara tutulmuş nice kimseler vardır ki, uyardıkları kobralar tarafından hem sokulmuş, hem de safdışı edilmişlerdir. Keşke, safdışı edilenler sadece kendileri olsaydı..!
Hak
Haklı, sevimli ve makbuldür, mağlup olsa da; haksız, menfur ve sevimsizdir, galip gelse de…
* * *
Hak, zâtında güzel, haklı da şirindir. Haklı, çamura düşse de pâk ve nezih; haksız, miskle yıkansa da nâpâk ve kerihtir…
* * *
Renk ve şekil değişse de öz değişmez.. nam, unvan değişse de zat değişmez. İnsanları en çok aldatan da, renk-şekil, nam ve unvan değişiklikleri olmuştur.
* * *
Zayıfı ezen, galip de olsa mağlup; haklı, mağlup da olsa galiptir.
Hak ve Adalet
Adalet, en güçlü (görünen) mekanize birliklerden daha güçlüdür.
* * *