Evet, bu asrın ifritten bir çağ olduğu muhakkak. Bol bol tüketen, yiyip içip yan gelip yatan insanların neş’et ettiği bir çağda yaşıyoruz. Ahiret duygusu katledilmiş ve üzerine kocaman kocaman taşlar konularak kalkmamak üzere yerin altına gömülmüş. O hâlde asla unutulmamalı ki, böyle bir zamanda başkaları üzerindeki müessiriyetimiz yere düşen gölgemizle çok alâkalıdır. Biz ne kadar doğru isek, gölgemiz de yere o kadar doğru düşecek ve hâlimiz gönüllerde o ölçüde müessir olacaktır.
217 Mecelle-i Ahkâm-i Adliye, mad.: 29.
218 Buhârî, ilim 2, rikak 35; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/361.
219 Bkz.: İbn Mâce, tahâret 45; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/221.
220 Bkz.: Bediüzzaman, Lem’alar s.175 (On Dokuzuncu Lem’a, İkinci Nükte).
221 Bkz.: Tirmizî, menâkıb 18; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/75.
222 Bkz.: Ebû Nuaym, Hilyetü’l-evliyâ 1/60; el-Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ 2/446.
223 Bkz.: İbn Mâce, mukaddime 11; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 1/99.
224 Buhârî, amel fi’s-salât 18; Nesâî, sehv 104; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/7, 384.
225 Bkz.: Bediüzzaman, Lem’alar s.174-183 (On Dokuzuncu Lem’a).
226 Bkz.: İbn Sa’d, et-Tabakâtü’l-kübrâ 3/186; et-Taberî, Târîhu’l-ümem ve’l-mülûk 2/354.
227 Buharî, hums 18, meğâzî 54; Müslim, cihâd 41.
228 Nesâî, cenâiz 61; Abdurrezzak, el-Musannef 7/271; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 2/271.
229 Duhâ sûresi, 93/4.
230 Kıyâmet sûresi, 75/20-21.
231 “Bile bile dünyayı (âhirete) tercih ederler.” (İbrahim sûresi, 14/3)
232 Bkz.: Bediüzzaman, Kastamonu Lâhikası s.82.
233 Bkz.: Aliyyülkârî, Şerhu’l-Fıkhi’l-ekber s.241-242.