İçeriğe geç

Kaba güç kullanarak, ezerek, sindirerek çözüldüğü sanılan problemler hiçbir zaman kalıcı olarak çözülememiştir. Mesela yıllardır Güney Doğu illerimizde yaşanan problemi nazar-ı itibara alabilirsiniz. Sürekli kan akıtılmış, savaş ve şiddete müracaat edilmiş fakat bir türlü problemin üstesinden gelinememiştir. Onlar “kaçtık” dedikleri zaman bile daha da güçlenerek geriye dönmüş ve oluşturdukları yeni yeni stratejilerle mücadelelerini sürdürmüşlerdir. Sürekli ezilmeye çalışılmışlar fakat her seferinde yeniden ayağa kalkmışlardır. Meselenin üzerine güç ve kuvvet uygulanarak gidildikçe, onlar da mazlumiyet ve mağduriyet psikolojisini değerlendirerek kendilerine dışarıdan yardımcılar bulmaya çalışmış ve bunda da başarılı olmuşlardır.

Hâlbuki problemin üzerine bütüncül bir nazarla bakarak gidilseydi, sebepleri çok iyi teşhis edilip sonra da uygun çareler bulunabilseydi, şimdiye kadar bu problem çoktan ortadan kalkmış olurdu. Güç ve baskı yerine diplomatik yollar kullanılabilseydi, kanlar akmaz, düşmanlıklar oluşmaz, kin ve nefretler arkadan gelen nesiller tarafından tevarüs edilmezdi. İşte şiddetten uzak durmak, kaba davranışları bırakmak, insanları ezmemek, onlara baskı uygulamamak; bilakis problemleri yumuşaklıkla, akılla, diplomasiyle çözmek de müspet hareketin gereklerinden birisidir.

Birlik Ruhu

Bu konuda üzerinde durulabilecek önemli esaslardan bir diğeri de toplum fertleri arasında birlik ruhunu temin etme adına çaba sarf etmektir. Eğer oturmak suretiyle insanlar arasında vifak ve ittifakı sağlayabiliyorsanız, oturmanız, onu bozacak şekilde ayakta durmanızdan daha hayırlıdır. Birlik ruhunu temin edecekse yatmanız, bu birliği bozacak şekilde oturmaktan daha hayırlıdır. İnsanlar arasındaki birliği sağlama adına ortaya konulan bu kadarlık bir gayret dahi küçük görülmemelidir Nezd-i Ulûhiyette onun büyük bir kıymet-i harbiyesi vardır. Hangi amelin insanın kurtuluşuna vesile olacağını kestiremeyiz. Bazen böyle bir maksada matuf oturma, yatma bile insanı kurtarabilir.

23