İçeriğe geç

Demek ki likaullah iştiyakı en temelde Allah’a sağlam inanmaya, O’nu sevmeye ve vicdanda O’na ulaşmış olmanın zevkini duymaya bağlı bir meseledir. Bunlar da insanın sa’y ve gayretiyle hâsıl olacak, daha doğrusu onun iradesine, azmine ve düşüncesine emanet edilmiş şeylerdir. Elbette bunlarında yanında Cenâb-ı Hak, kulunun kalbinde bir teveccüh hâsıl edebilir. O’nun bazı temiz fıtratlara ekstradan lütufları olabilir. O, dilediğine dilediğini ihsan eder ve kimse de O’na –haşa– “Sen, falana niye şunları verdin!” diyemez. Fakat insana düşen vazife, iradesinin hakkını vermesi, iman-ı billah peşinde olması, salih amelle bunu derinleştirmesi, ihsan şuuruyla da salih amellerini derinlikler ötesi bir enginliğe ulaştırmasıdır. İnsan bu konuda iradesinin hakkını verirse, Allah da onun içinde likaullaha karşı bir aşk u iştiyak yaratacaktır.

Marifetullah Bilgisi

272