İçeriğe geç

Bu yüzden biz, başkalarının yaptığı gibi saldırgan tavırlara giremeyiz. Onların salladıkları yumruklara yumrukla karşılık veremeyiz. Kötülüklere aynıyla mukabelede bulunmak suretiyle kötülük fasit dairelerinin oluşmasına meydan veremeyiz. Tearuz ve tesakutlar ağında bütün değerlerin gümbür gümbür yıkılıp gitmesine göz yumamayız. Peki, o zaman ne yapacağız? Yunus ifadesiyle dövene elsiz, sövene dilsiz, gönül koyana da gönülsüz olmak mecburiyetindeyiz.

Meşru müdafaa hakkı çerçevesinde tavzihler, tashihler, tekzipler, tazminat davaları ve daha ötesinde hukukî yollarla yapılabilecek neler varsa, bunları yaparız. Bu, ayrı bir meseledir. Fakat biri bir şey dediğinde hemen ona laf yetiştirmeyiz. Demagoji yapanlara demagojiyle karşılık vermeyiz. Naseza nabeca söz ve davranışlar karşısında hiçbir şekilde karakterimizden ödün vermeyiz. Zira bunlar hakiki bir mü’mine yakışan davranışlar değildir. Bu tür gözü dönmüş, kin ve düşmanlık duygularının esiri hâline gelmiş kişilerin durumuna acırız, şefkat gösteririz. Kur’ân’ın ifadesiyle herkes karakterinin gereğini sergiler, kendine yakışanı yapar.97 Maruz kaldığımız kötülükler karşısında sessiz kalma, nefsimize çok ağır gelebilir. Fakat nefret ve adavet duyguları büyüdükçe sizin de kalbinizdeki şefkat, re’fet ve muhabbet duyguları büyümüyorsa, ortaya çıkan fitnelerle, düşmanlıklarla başa çıkamazsınız.

178