İçeriğe geç

Öte yandan maalesef yapılan hizmetlerin, Cenâb-ı Hakk’ın bir lütfu, fazlı, ihsanı ve sevki olduğunu göremeyen bir kısım mü’minler meseleye haset ve kıskançlıkla, din ve diyanetinizden ötürü size düşmanlık besleyen bazı zümreler ise kin ve nefretle yaklaşıyorlar. Bu yüzden de size karşı tavır alıyor, aleyhinizde faaliyet gösteriyor ve sizi yürüdüğünüz yoldan döndürme adına her fırsatı değerlendiriyorlar. Yapılan hizmetler karşısında çok ciddi bir hazımsızlık yaşıyor, farklı ad ve unvanlarla sizi karalamaya çalışıyorlar. Bazen yapıp ettiklerinize bir kulp takarak, bazen de sizi dış güçlerin emellerine hizmet etmekle suçlayarak itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Bütün dünyaya açılmayı çılgınca bir proje olarak görüyorlar. Binlerce insanın sinesini size açmasını, sizin dilinizi öğrenmesini, değerlerinizi benimsemesini veya en azından saygı duymasını hiçe sayıyorlar. Ortaya koyduğunuz projelerin, yaptığınız faaliyetlerin yarınki dünyada ne ifade edeceğini ve ne tür getirilerinin olacağını anlamak istemiyorlar. Dünyada çok ciddi dostluk köprülerinin kurulduğunu, umumi bir huzur ve sükûn atmosferinin sağlanması adına çok önemli adımların atıldığını, her tarafa sevgi ve hoşgörü tohumları ekildiğini görmezden geliyorlar.

Biz, meseleye Cenâb-ı Hakk’ın sevk ve istihdamı nazarıyla bakıyoruz. Onlar ise sebeplere takılıyorlar. Ortaya çıkan güzelliklerin arkasında sadece sizi görüyorlar. Dolayısıyla da küresel çapta devam eden çok önemli hizmetleri “hizipçilik” ve “mezhepçilik” mantığıyla değerlendiriyorlar. İşin asıl sahibine nazarlarını çeviremediklerinden veya sağduyu ve mantıkla yapılan işlerin getirilerini değerlendiremediklerinden, “falancılarla” “filancılarla” uğraşmayı kendilerine meslek ediniyorlar.

175