Kur’ân-ı Kerim, bize öğrettiği, رَبَّـنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَـنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْـتَـنَا“Allah’ım bizi hidayete erdirdikten, hakikati gösterdikten sonra kalbimizi kaydırma!”98 duasıyla bize sabitkadem olmanın önemini göstermektedir. Zira menkıbelerde anlatıldığına göre ilmiyle ve ibadetiyle temayüz etmiş bulunan Bel’am İbn Bâûrâ veya Bersisa gibi niceleri, devvâr-ı gaddarın saldığı oltaya veya attığı ağa takılmış ve şeytana av olmuşlardır. Varsın dünya bize küssün, varsın arkasını dönüp bizden kaçsın. Ahirete talip olan insanların dünya gibi bir derdi olmamalıdır. Ruhunun abidesini ikame etmeye kendini adamış olanlar, Allah rızasının dışında hiçbir şeyin arkasından koşmamalıdır.
86 Abdurrezzak, el-Musannef, 3/368; Taberânî, el-Mu’cemu’l-kebîr, 6/148, 17/286, 22/123.
87 Hûd sûresi, 11/112.
88 Buhârî, teheccüd 6; Müslim, sıfâtü’l-münâfikîn 79-81.
89 Cin sûresi, 72/16.
90 En’âm sûresi, 6/45.
91 Fâtiha sûresi, 1/6.
92 Tirmizî, zühd 61; İbn Mâce, fiten 12.
93 Beled sûresi, 90/8-10.
94 Fussilet sûresi, 41/20.
95 Nûr sûresi, 24/30.
96 Yâsîn sûresi, 36/65.
97 A’râf sûresi, 7/38; Ahzâb sûresi, 33/67.
98 Âl-i İmrân sûresi, 3/8.