Evet, dikkatleri belli bir noktaya toplayarak “Hak, benim bütün davranışlarıma nigehbân bulunuyor.” şuuru ve idraki içinde bulunma, “O her zaman beni gördüğüne göre –bir ölçüde “ihsan” mânâsıyla da irtibatlı görünüyor– ben de her zaman temkinli ve tetikte olmalıyım.” mülâhazasıyla, avını bekleyen bir avcı gibi, göz kırpmadan, sürekli O’ndan gelecek vâridâtı bekleme; dahası لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ4 hakikatine tam itimatla, O’ndan başkasına kat’iyen arz-ı hâcette bulunmama; her yerde ve her zaman O’nu arama, O’nu sorma ve O’na ulaştıracak yolları kollama, müteyakkız bir sâlikin her zamanki hâlidir ve böyle bir hak yolcusu ömür boyu Cenâb-ı Hakk’ın riayet ve inayeti altındadır.
Bu mansıbın en büyük kahramanı Hz. Sultanu’l-müteyakkızîn: “Benim gözlerim uyur kalbim uyumaz.”5 buyurarak böyle bir yakaza-i dâimîye işaret buyururlar. Dünyada bu hakikate kapalı yaşayanlara tembih sadedinde, o nur medresenin en mümtaz talebelerinden biri sayılan Hz. Ali de: “İnsanlar uykudadırlar, öldükleri zaman uyanırlar.”6 sözleriyle yakazanın ayrı bir buuduna dikkatleri çeker.
Dipnotlar
- 4 “Güç ve kuvvet, ancak Allah’ın (elinde)dir.” (Buhârî, meğâzî 38, deavât 51, 68, kader 7, tevhid 9; Müslim, zikir 44-46).
- 5 Buhârî, teheccüd 16, teravih 1; Müslim, salâtü’l-müsâfirîn 125.
- 6 Bkz.: Ebû Nuaym, Hilyetü’l-evliyâ 7/52; Aliyyülkârî, el-Masnû’ s.199.