İçeriğe geç

İbrahim Ethem bu hususiyetleri: “Kesben olmasa da kalben dünyayı terk etme; bütünüyle Allah’a yönelme ve sürekli O’nun teveccühünü bekleme..”

Yahya b. Muaz: “Üns billâh’a ulaşma yolunda her sıkıntıyı göğüsleme ve her şeye katlanma..”

Bâyezid-i Bistâmî: “Onca ibadet ü taat ve kulluktaki fevkalâde hassasiyetine rağmen, başkaları tarafından bilinme arzusuna kapılmama…” şeklinde kaydetmişlerdir ki, Harraz’ın ifadesiyle, bu evsâfı haiz olan hak dostuna Cenâb-ı Hak kendini anma kapılarını aralar.. sâlik, zikirden lezzet almaya başlayınca, Hazreti Mezkûr da elinden tutar onu “kurb” zirvesine ulaştırır. Sonra da vefa ve sadakatine göre ona “üns billâh” hil’atini giydirir. Ve artık bu zirvede sâlik, sadece O’nu duyar, O’nu düşünür, O’nunla oturur kalkar ve O’ndan ötürü olanların dışında, ağyâra karşı da tamamen kapanır. Hatta O’ndan gelen ikram ve ihsanlardan bile mekr olabileceği mülâhazasıyla tir tir titrer. Evet, Peygamber’in peygamberliği ve bu kudsî mazhariyetin bir tezahürü olan mucizelerini izhar etmesi O’nun misyonunun gereği olmasına karşılık, velinin kendini de, kendiyle alâkalı tecellîleri de gizlemesi edeptir.

Bu hususu İbnü’l-Arabî şöyle ifade eder:

سَتْرُ الْكَرَامَةِ وَاجِـبٌ مُتَحَقِّقٌ……عِنْدَ الرِّجَالِ فَلَا تَكُنْ مَخْذُولًا
وَظُهُورُهَا فِي الْمُرْسَل۪ينَ فَر۪يضَةٌ……وَبِهَا نُـزِّلَ الْوَحْيُ تَنْـز۪يـلًا

“Hak dostları nezdinde kerameti gizlemek vaciptir. (Zinhâr izhar edip) mahzül ve rüsva olma! Peygamberlerin (onların elleriyle gösterilen harikaları) açıklamaları lâzımdır. (Zira) vahyin gelişinin bu (harika)larla iktiranı vardır.”

54