İçeriğe geç

Birinci mertebe itibarıyla hak yolcusu Hazreti Mâruf hakkındaki mârifet ve şuuruyla –tabiî mârifet ve şuurunun derinliği ölçüsünde– kendi çerçevesinde tamamen eriyerek ikinci bir “ba’sü ba’de’l-mevt” yoluna girmiş olur. İkinci mertebe açısından her sâlik, mârifet üstü ruhanî bir müşâhede ve mükâşefe sayesinde, iç dünyası itibarıyla bir gaybet ve istiğraka düşerek, kesret içinde halvet ve binbir gürültü içinde hâlî bir sessizlik yaşar. Üçüncü mertebe zaviyesinden ise her sâlik-i müntehî, bütün bütün beşerî arzu ve isteklerden tecerrüd ederek, Hazreti “İlim” ve “Vücud”un zuhur ve tecellîleriyle nereye baksa, her yönde ufkunu 5أَيْنَمَا تُوَلُّوا فَثَمَّ وَجْهُ اللّٰهِ fehvâsınca hep O’nun emareleri sarar.. neyi görse, O’na ait şuâlarla irkilir.. hangi şeyi temâşâ etse, O’nun sübühât-ı vechiyle hayret ve dehşete düşerek bir sürü müteşabihle hep O’nu sayıklar…

152