Öte yandan Kur’ân, ِ“ اَلَ ٓ اِكْـرَاهَ فِى الدّ۪ ينDinde zorlama yoktur.”59 buyurarak, baskı ve zorlamanın her çeşidini yasakla-
mıştır. Efendimiz’e ve O’nun şahsında inananlara hitaben, َ لَسْ ت“ عَلَيْهِمْ بِمُصَ يْطِرٍSen ,onlara karşı zor kullanacak ve baskı kura-
cak değilsin.”60, ٍ“ وَ مَآ اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِجَبَّارSen onlara zorla bir şey yaptıracak değilsin.”61 gibi âyetlerle dinde zorlamanın yasak olduğunu vurgulamıştır. Bütün bunlara rağmen birileri Müslümanlardan korkuyor, onların kendileri üzerinde baskı kuracaklarını düşünüyorsa ya Müslümanlar İslam’ı yanlış anlıyor ve yanlış temsil ediyorlardır ya bu korkularını dile getirenler İslam’ı ve Müslümanları yanlış tanıyorlardır ya da başka maksatları vardır.Aksine bugüne kadar baskı ve zorlamaya başvuranlar genellikle küfür ve ilhadın temsilcileri olmuştur. Farklı yol ve yöntemlerle kendi fikir ve sistemlerini başkalarına dayatarak, kendileri gibi olmayanlar üzerinde mahalle baskısı kurarak ve onlara çeşitli mahrumiyetler yaşatarak insanları kendilerine benzetmeye çalışmışlardır. İşte bu gibi kimseler, Müslümanları da kendileri gibi zannettikleri için zaman zaman bu tür korku ve endişelerini dile getirmektedirler.Müslümanlığı mahiyetine uygun olarak anlayamamış, dinin ruhunu kavrayamamış, Efendimiz’in hayat-ı seniyelerini doğru okuyamamış, siyerin felsefesine nüfuz edememiş ve İslam’ı zamanın şartlarına göre yorumlayamamış bir kısım Müslümanların, dini bir şiddet ve baskı aracına dönüştürmeleri ihtimalini göz ardı etmiyorum –ki ne yazıktır bugün bunun örneklerini esefle müşahede ediyoruz–. Fakat unutmamak gerekir ki bu tür radikal ve marjinal gruplar her dinin, her sistemin, her ideolojinin içinde yer alabilir. İnsanoğlunun istismar edemeyeceği değer yoktur. Dolayısıyla dini yanlış anlayan ve yanlış yorumlayanlara baka-
Dipnotlar
- Bakara Sûresi, 2/256.
- Gâşiye Sûresi, 88/22.
- Kâf Sûresi, 50/45.