İçeriğe geç

Marifetullahın delillerini takip etmek suretiyle Allah’ı çok iyi tanımaları, bunun neticesinde de muhabbetullaha açılmalarıydı. Bu sayede her şeyin O’ndan olduğunun farkına varmaları, O’nun büyüklüğünü, O’nun karşısında da kendi küçüklüklerini görmeleriydi.

Hastalığın Megaloman Hâli

Maalesef günümüzde insanlara böyle bir ruh terbiyesi verilemediği, nefisler ciddi bir tezkiyeye tâbi tutulamadığı, kalbler tasfiye edilemediği için enaniyetler daha çok ön plana çıkıyor. Çokları kendini ifade etme, kendinden bahisler açma adına fırsat kolluyor. Hatta bazılarında bu, tabiat hâline gelmiş durumda. Nefislerini, ağzına gem, sırtına eyer vurmak suretiyle dizginleyemeyen ve onu itaatkâr bir binek hâline getiremeyen kimseler, sürekli onun sözcülüğünü yapıyor. Nefisler serbest bırakıldığından rahatlıkla şahlanabiliyor, keyfince hareket edebiliyor. Çokları da nefislerine binek hâline geliyor ve onun altında kalıp eziliyor.Hele bir de insanın neş’et ettiği ortam buna açıksa; yani o ortamda insanlar kendilerini “kahramanlar yaratan bir ırkın fertleri” olarak görüyor, sürekli mensup oldukları millete hamasi destanlar düzüyor ve başkalarına da tepeden bakıyorlarsa böyle bir zeminde kendini ifade etme zaafı herkese sirayet ediyor demektir. İnsanlar farkına varmasalar da bu olumsuz atmosferden etkileniyorlar. Hatta daha dar dairede bir mezhebe, bir cemaate, bir müesseseye, bir mesleğe, bir üniversiteye mensup olma bile insanların kendilerini farklı ve üstün görmelerine yol açabiliyor, egolarını şişirebiliyor. Böylece her fırsatta kendi üstünlüklerini ve meziyetlerini anlatıyorlar. Bazen bu gurur ve bencillik o kadar büyüyor ki, topyekûn bir devletin, bir heyetin, bir camianın fertleri megaloman hâle gelebiliyor. Fakat herkes aynı hastalığa müptela olduğundan kimse durumun farkına da varamıyor.İnsanın kendini başkalarından üstün görmesi, her fırsatta kendini öne çıkarması aslında nefiste bir illete-hastalığa işaret

229