büklüm olabiliriz. Hatta yer yer hayalimize, kalbimize, zihnimize inancımızla bağdaşmayacak olumsuz bir kısım duygu ve düşünceler hücum edebilir. Böyle durumlarda ciddi bir metanet ve inançla hemen irademizi ortaya koymalı ve bu olumsuzluklardan en kısa zamanda sıyrılmaya çalışmalıyız. Nöronlarımıza hâkim olmalı, sürekli düşüncelerimizi kontrol altında tutmalı ve Allah’ın hoşnut olmayacağı hiçbir şeyi orada misafir etmemeliyiz. İnanç sistemimizle telif edilemeyecek fikirlerin, değil duygu ve düşüncelerimize, rüyalarımıza dahi girmesine meydan vermemeliyiz.Başkalarının insanlık dışı tavır ve davranışları bizi benzer düşünce ve hareketlere sevk ediyorsa, irademiz de imanımız da zayıf demektir. El âlemin yaşadığı inhiraflar bizim de benzeri savrulmalar yaşamamıza sebep oluyorsa, yaşadığımız tazyik ve tezyifler (baskı ve aşağılamalar) bizim de kalbimizi ve ağzımızı bozuyorsa ayağımızı sağlam bir zemine basamamış, yürüdüğü-
müz yolda sabit kadem olamamışız demektir. Dolayısıyla َ رَبَّنَا اَل“ تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَ يْتَنَاEy bizim kerîm Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma!”162 hakikati her zaman virdi zebânımız olmalıdır.Şunu unutmamak gerekir ki herkes kendi karakterinin gereğini sergiler. Varsın başkaları kendilerine göre yazsın, çizsin, konuşsun, hareket etsin! İsterlerse yalanın en katmerlisini söylesin, iftira ve karalamanın her türüne başvursun, ağza alınmayacak hakaretler etsin, zulümlerine zulüm eklesin. Onların bu ahlaksız ve günahkâr tutumları, iman ve Kur’ân hizmetine gönül vermiş adanmışları benzer davranışlara asla sevk etmemelidir. Birilerinin yüz, bin defa yalan söylemesi sizin tek bir defa yalan söylemenizi meşru kılmaz. Başkalarının kâfir sıfatı taşıması, çeşitli cürümleri işlemesi size bunları mübah kılmaz. Haram her zaman haramdır. Bütün dünyanın balıklamasına bir haramın içine dalması, sizin için haramı zerre miktar helal yapmaz. İsterse başkaları deveyi