İbrahim bu olağanüstü hadiseyi ihsas ve ihtisas ufkunda nasıl müşahede etti, onu iliklerine kadar nasıl duyup ürperdi ve haşyet saygısıyla nasıl asâ gibi iki büklüm oldu, biz bunları bilemiyoruz. Fakat açılan bu pencereden kendi idrak ve kabiliyet ufkumuza göre itminanın izini sürebilir, o itminan-ı kalbin izdüşümünü iç dünyamızda yaşayabiliriz. Bu ise hayatımızın her anını, her safhasını disiplinli, kesintisiz ve süreklilik arz eden bir çizgide zikrullahla aydınlatıp ihya etmeye bağlıdır.
31