peylenmediğiniz, birilerinin vesayeti altına girmediğiniz, yaşatma duygusunu yaşamanın önünde götürdüğünüz ve gölgelere takılmayarak hep güneşe müteveccih yürüdüğünüz sürece, Allah’ın izni ve inayetiyle, bu iş devam eder.Bakmayın şimdi esen muhalif rüzgârlara, tsunamiye dönüşen dalgalara, zalimlerin hay huyuna. Takılmayın bunlara. Allah sizinle beraberse, kimse size üstün gelemez. Bugün kendini aziz bilenler yarın zelil olurlar. Bugün millete zulmedenler yarın hazan yemiş yapraklar gibi savrulup giderler. Hiç tereddüdünüz olmasın. Çünkü Allah ahirette mazereti kalmasın diye zalime mehil üstüne mehil verir ama ilelebet onu ayakta tutmaz. Gayretullaha dokunduğunda tokadı da çok şiddetli olur. Kabza-i kudretiyle onu bir kere derdest etti mi onun iflahını keser. Âdet-i ilahiye hep böyle cereyan etmiştir. Tarihte bunun nice örneği vardır.
Mefkûre Kahramanlarının Vazifeleri
Şunu da ifade etmekte fayda var: Bazı dönemler vardır ki Allah yolunda yapılan infaklar, ortaya konulan gayretler başka zaman dilimlerine göre ziyadesiyle değer kazanır. Çünkü şartlar çok çetindir. Günümüzde de öyle bir zaman dilimi yaşıyoruz. Bugüne kadar enbiya-yı kirama, evliya-yı izama, Allah’ın daha başka mükerrem kullarına çektirenler bugün de size çektiriyor. Onlar, başlarına gelen bela ve musibetlere katlandıkları gibi bugün bizlere de katlanmak düşüyor. Maruz kaldığımız sıkıntılara takılmadan hak bildiğimiz yolda sabitkadem olmak, üveyik gibi kanatlanmak, küheylan gibi şahlanmak da yine bize düşüyor.Vazifemiz, Allah’ın izni ve inayetiyle, gidemediğimiz yerlere de gitmek, şimdiye kadar açılan müesseseleri, yapılan hizmetleri ve verilen himmetleri katlamaktır. Kuruntularının arkasında koşan kimseler altı boş iddialarla milleti kandırmaya devam etseler de Allah şimdiye kadar size önemli açılımlar nasip etti. Ümidimiz o ki bundan sonra daha büyüklerini de yapmaya sizleri muvaffak kılacaktır. Bu hayırlı hizmetleri engellemeye kilitlenmiş karanlık