İçeriğe geç

önceki kuşaklardan kuvvet bakımından kendisinden daha güçlü ve serveti daha fazla olan kimseleri helak etmiştir.”53 Âyet-i kerimede de ifade edildiği üzere Allah (celle celâluhu) nice güçlü topluluğu, dağları yerinden söküp atacak insanı, hadlerini bilmediklerinden dolayı derdest edip yerin dibine geçirmiştir.

Bakış İnhirafı

İnsanların inançsızlığına sebep olan faktörlerden bir diğeri de bakış inhirafıdır. Bilindiği üzere Hz. Bediüzzaman niyet ve nazar mevzuuna çok önem vermiştir. Öyle ki o, kırk senelik ömründe, otuz senelik tahsil hayatında dört kelimeyle dört kelam öğrendiğini, niyet ve nazarın da bu dört kelimeden ikisi olduğunu ifade etmiştir.54 Çünkü nazar yani bakış, eşya ve hadiseleri anlama ve yorumlamada çok önemli bir faktördür. Bakış açısını doğru ayarlayamamışsanız görmeniz gerekeni ya hiç ya da doğru göremezsiniz. Çalışma ve araştırmalarınız sizi belli bir yere kadar götürse de Zât-ı Ulûhiyet hakikatine ulaşamadan gider, bir yerde takılır kalırsınız.Zira bakışta esas olan, bakılan şeyi mahiyet-i nefsü’lemriyesiyle görebilmektir. Yani bir şey hakikatte ne ise onu o keyfiyette görebilme gayretidir. Dolayısıyla bakılacak şeye doğru bakmak gerekir. Ayrıca bakışta “görme” hedef alınmalıdır. Mesela siz çok sayıda kitabın bulunduğu bir kitaplığa bakarsınız ama bakışınızda bir maksat yoksa karşınızdaki kitapların isimlerini, renklerini göremezsiniz. Onun için derler ki bakma başkadır, görme başka. Bu ikisinin birbirine karıştırılmaması gerekir.Kur’ân-ı Kerim, Firavun’un bakış inhirafını gösterme adına

onun şu ifadelerini bize nakleder: ُ َيَا َهَاَمَاُنُ اْبِْنِ ِلِي َصَ ْرْ ًحًا َلَعَِّل�ِٓي َأَْبُْلُُغاَأْل� َْسْ َبَاَبَ َأَْسْ َبَاَبَ الَّسَ َمَاَوَ اِتِ َفََأَّطَِلَِعَ ِإِلٓى ِإِٰلِٰهِ ُمُ وَسَ ىEy Hâmân! Benim için bir kule yap. Umarım ki böylece yükselebilir, göklere yol

84