derinleşebildi? İnsanlığın İftihar Tablosu (aleyhissalâtü vesselam), düşmanlarına bile hilim ve hikmetle muamele etmeseydi bütün bunlar mümkün olabilir miydi?Esasen Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke’deki o sıkıntılı dönemde, küçük bir işaret verseydi, Mekke’deki o ilk cesur ve kahraman Müslümanlar pes etmeden, kanlarının son damlasına kadar savaşırlardı. Fakat zincire vurulmuş ve çok ağır işkenceler görmüş olmalarına rağmen onlar sabır yolunu tercih etmiş, güvenilirliklerini zedeleyecek ferdî, fevrî, hissî hiçbir davranışta bulunmamış ve hele bu tür canavarlıklara asla başvurmamışlardır. Zira Şefkat Peygamberi’nin yolu, insanların ebedî saadetine vesile olmak için kalbleri fetih ve kafaları ikna yoludur; bu da hikmetle, merhametle, mülâyemetle muameleyi gerektirir. Evet, bir kere daha ifade edecek olursak, öyle canavarca bir hareket tarzını Kur’ân’la, Sünnet’le, İnsanlığın İftihar Tablosu’nun üslubuyla, stratejisiyle, düşünce tarzıyla telif etmek mümkün değildir.
Nefret Ekip Muhabbet Biçemezsiniz
Konuyla ilgili Saadet Asrı’ndan misalleri çoğaltabilirsiniz. Mesela Kudüs fethedildiğinde Hz. Ömer Efendimiz şehrin anahtarlarını almak üzere yanındaki hizmetçisiyle birlikte Medine’den yola çıkıyor. Yolda üzerindeki elbiseler yırtılınca yanında taşıdığı iğne ve iplikle onları dikiyor. Hazineye ait iki hayvanı kullanmaya hakkı olmadığı mülahazasıyla yanına tek bir hayvan alıyor ve bu hayvana hizmetçisiyle nöbetleşe biniyor. Tam Kudüs’e yaklaştıklarında binme sırası hizmetçisine geliyor. Hizmetçisi Hz. Ömer Efendimize binmeye devam etmesi konusunda ısrar etmesine rağmen o, bu teklifi kabul etmiyor ve hizmetçisini deveye bindiriyor. Yahudi ve Hıristiyan ruhani reisler şehrin girişinde gelip onu karşılıyor, “Burayı fethedecek insanın bu evsafta olduğunu biz zaten kitaplarımızda görmüştük.” diyerek ona tazim ve tekrimde bulunuyorlar (saygı gösteriyorlar).