İçeriğe geç

dilsiz şeytanlar da hiçbir dönemde eksik olmamıştır. Firavunlar, Nemrutlar, Yezitler, Haccaclar her dönemde var olmuşlardır ve bundan sonra da varlıklarını sürdüreceklerdir. Egolarına esir düşen bu narsist ruhlar, yapmış oldukları zulüm ve eziyetlerle Allah davasına sahip çıkan insanlara âdeta kan kusturmuşlardır. Kimilerini öldürmüş, kimilerini vatanını terk etmeye zorlamış, kimilerini hapse tıkmış, kimilerinin de alın teriyle kazandığı malına mülküne çökmüşlerdir. İşledikleri vahşet ve zulümler kadınlara, çocuklara, yaşlılara kadar uzanmıştır. Zalimlerin ad ve ünvanları değişse de işledikleri mezalim hep aynı olmuştur. Çünkü hepsi de Kur’ân’da resmedilen firavun ahlakına sahiptir. Saltanatlarına aldanmış, ikballerini düşünmüş, dünyayı ebedî zannetmiş, ahireti unutmuşlardır. Tarihî tekerrürler devr-i daimî içinde, çile çekmek ise nebilerin ve onların sadık takipçilerinin değişmez kaderi olmuştur.Ne var ki hiçbir zulüm, yapanın yanına kâr kalmamıştır. Zalimler, gırtlaklarına kadar yaptıkları melanetlerle kendi su-i akıbetlerini ve helaklerini hazırlamış, masum insanlara reva gördükleri eza ve cefanın cezasını çekmişlerdir. Mazlum ve mağdur duruma düşürdükleri insanların külliyet kesbeden dua ve niyazları, inilti ve gözyaşları arşa ulaşıp gayretullahı harekete geçirmiştir. Cenab-ı Hak, tevbe edip dönsünler diye o zalimlere işin başında mehil üstüne mehil vermiştir. Ancak durum gayretullaha dokunduğunda masumlara ilişen bu gaddar zalimlere öyle bir ilişmiştir ki iflahlarını kesmiştir. Bunun yanında gün gelmiş, onlar vahşice, zalimce ve haince düşüncelerle senarize ettikleri ve işbirlikçileri vasıtasıyla sahneye sürdükleri kötülüklerinden ötürü ma’şerî vicdanda da mahkûm edilmiş ve arkalarından lanetler yağdırılmıştır.Ben görür müyüm görmez miyim bilemiyorum; fakat siz günümüz tiranlarının su-i akıbetlerine şahit olacaksınız. Allah’ın adalet terazisini bozanların er geç nasıl belalarını bulduklarını göreceksiniz. Bunu, Allah’ın Hak ismine ve adaletine güvenin bir

231