İçeriğe geç

Öte yandan Efendimiz’in, hayat-ı seniyyeleri boyunca Hazreti Ebû Bekir, Hazreti Ömer ve Hazreti Osman’ı (radıyallâhu anhüm ecmaîn) hep yanında tuttuğu göz önünde bulundurulduğunda bu zatlarla ilgili ortaya atılan menfi yaklaşımların aynı zamanda Efendimiz’e karşı da bir hakaret olduğu unutulmamalıdır. Çünkü böyle bir iddiadan, –hâşâ ve kellâ– kendilerine göre bir kısım hesapları olan bu insanları Efendiler Efendisi’nin (aleyhi elfü elfi salâtin ve selam) hiç tanıyamadığı ve onların çevirdikleri oyunlardan hiç haberinin olmadığı neticesi çıkar ki bu da O’na karşı büyük bir saygısızlıktır. Hâlbuki O’nun fetanetinin önemli derinliklerinden biri de etrafındaki insanları çok iyi tanıması ve ona göre vazifelendirmesidir. O (aleyhi ekmelüttehâyâ), bir insanın çehresine bir kere bakınca deha üstü bir fetanetle onun nerede ne işe yarayacağını hemen tespit ediyor ve ona göre tavzifte bulunuyordu.Evet, vahiyle müeyyed olan Resûl-i Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) vahyin bidayetinden ruhunun ufkuna yürüyeceği, semalara irtika buyuracağı veya gerçek müstekarrına varacağı âna kadar beraber oturup kalktığı insanları çok iyi tanıyamadığını, onların hâl ve tavırlarından doğru manalar çıkaramadığını ileri sürmek çok ciddi bir mantık hatasının neticesidir. Bu konudaki mantıklı ve müstakim düşüncenin gereği ise Efendimiz’in kabul buyurduğu bütün insanlara saygı duymaktır. Nitekim Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) pek çok hadis-i şeriflerinde sahabenin faziletini bildirmiştir. Hakeza hadis kitaplarında da sahabenin faziletini anlatan müstakil bölümlere yer verilmiştir. Nitekim bir hadis-i şerifte İnsanlığın İftihar

Tablosu (aleyhissalâtü vesselam), ْ َأَْصْ َحَاِبِي َكَا لُّنُُجُ وِمِ َفَِبَِأَِّي�ِِهِْمْ ِاِْقَْتََدَ ْيُْتُْم

ِاِْهَْتََدَ ْيُْتُْمْBenim ashabım yıldızlar gibidir. Hangisine ysanız, hi�udayeti bulursunuz.”38 sözleriyle, sahabe-i kiramın ulaşılmaz konumuna dikkat çekmiştir.

63