Evet hemen her ferdin, çalışmadığı zaman aç kalacağı endişesini taşıdığı kadar; amel etmediği, iş yapmadığı ve pratikte inancını yaşamadığı zaman Allah’ın huzurunda ağır bir sorguya çekileceğine inanacak kadar sağlam bir akideye sahip olması çok önemlidir. Böyle bir imana sahip olan fert, bu kanaatin meydana getireceği bir kuvve-i anilmerkeziye (merkezkaç kuvveti) ile salih amellere yönelecek ve yüzünün akı ile Allah’ın huzuruna çıkabilmek için yerlere yüz sürecektir.
Böyle fertlerden meydana gelen aileler konusunu ayrı bir bölümde; ailenin çeşitli yönlerini, aile içinde yetişecek gençlerin, delikanlıların, küçüklerin, daha küçüklerin nasıl ahlâk-ı âliye-i İslâmiyeyle mütehallık kılınmaları gerektiğini Kur’ân-ı Kerim’den âyetler ve Sünnet’ten bazı hadislerin ışığı altında ileride ele alacağız.
Evlat ve mal dünyanın süsü, ziynetidir.1 Değerlendirilebilirse, ahiretin de zâd-u zahîresidir. Allah, insanların gönüllerini bunlarla sevince, sürura ulaştırır. Bunları göze ziynet, kalbe gıda yapar. İnsan bu ziynetleri gördükçe, pratikte dünya mutluluğunu, ümitlerinde de ötelerin saadetini duyabilir. Ne var ki siz bu ziynetleri eğer bakileştiremezseniz, mutlu olamazsınız; olsanız da buruk yaşarsınız.. evet evladınız, torununuz, dünyanız sizi rahatsız edebilir. Aksine fâni ve zâil olan bu şeyleri bakileştirip kâinatın Yaratıcısı adına bakıp gördüğünüz, O’nun yolunda ve O’nun istediği istikamette kullandığınız ve geliştirdiğiniz zaman, son zannedilen her noktanın bir başlangıç olduğunu göreceksiniz. Dünya hayatının hitama erip kapanmasıyla biten bütün fâni ve zail ziynet, debdebe, ihtişam öbür âlemin açılmasıyla en mükemmel şekle bürünerek orada da devam edecektir.
2. Yuvanın Önemi
Dipnotlar
- 1 Bkz.: Kehf sûresi, 18/46.