İçeriğe geç

Evet “Vaad edilen (o büyük) hakikat gelip çatınca, küfredenlerin bakışları donakalır. ‘Vah bize! Biz bundan gafilmişiz; daha doğrusu biz zalimlerin ta kendisiymişiz’ (derler ve onlara) siz ve Allah’tan başka bütün taptıklarınız Cehennemin yakıtlarısınız ve oraya döküleceksiniz denir.”10 “Kendilerine tarafımızdan saadet vaad edilenler ise, işte onlar, Cehennemden uzaklaştırılmışlardır. (Öyleki) Cehennemin hışırtısını bile duymazlar. Onlar, canlarının istediği nimetler içinde ebedîdirler. En büyük korku bile onları tasalandırmaz.. ve melekler onları: ‘İşte bu, size vaad edilen sizin gününüzdür’ (muştularıyla) karşılarlar.”11

Müttakiler, bir de kitaplarını sağdan alma sevinciyle coşar, neşe çığlıkları atar ve şükranla iki büklüm olurlar: “Kitabı sağdan verilen: ‘İşte alın, okuyun bu kitabı! (Zaten) ben böyle bir hesapla karşılaşacağıma inanıyordum’ der. Ve artık o, hoşnut olacağı bir yaşayış içinde, (meyvelerin) salkımları (burnunun dibine) kadar yaklaşmış Cennettedir. Ve onlara: Geçmişte yaptığınız amellere karşılık, afiyetle yeyin, için, denir. Kitabı soldan verilenler ise: ‘Âh keşke, bana bu kitap verilmeseydi! Keşke hesap nedir bilmeseydim!. Ve keşke ölüm işimi bitirmiş olsaydı! Malım hiçbir işe yaramadı. Güç ve hâkimiyetim yok olup gitti”12 der hasretle inler.

Artık “mücrimler, şaşkınlık ve azap içindedirler. O gün (onlar) yüzükoyun sürüm sürüm ateşte sürüklenirler; (sürüklenirler de onlara): ‘Tadın ateşle teması’ denir.”13“Müttakilere (gelince) Cennetlerde, ırmakların başında, Kudreti Sonsuz Melik’in nezdinde, sıdk makamında (birer yâd-ı cemil)dirler.”14

230