İçeriğe geç

Tarih, günümüze dek sayılmayacak kadar Amnofis’ten ve onların zalimane edip eylediklerinden bahseder ve erbab-ı basirete dikkatli olma güzergâhını işaretler. Zamana ait özel renk ve desen, ad ve unvanlar farklı olsa da tarihî tekerrürler devr-i daimi çerçevesinde hiçbir dönem bu insan bozması mahlûklardan hâlî kalmamıştır. Firavun’dan Hâmân’a, Buhtunnasr’dan Şâbur’a, Stalin’den Hitler’e ve onları takip eden Yezid’lere kadar bir sürü paranoyak gelmiş-geçmiş.. insanlığın yüz karası olarak aynı mesâvîyi irtikâp etmiş.. aynı iğfal yollarını kullanmış.. villa ve saraylarıyla aynı şeytanî yolu takip etmiş.. sürekli vehimle oturup kalkmış.. saltanatlarının ellerinden alınacağı korkusuyla yutkunup durmuş.. her zaman “en kötü ihtimallere göre” deyip kâfirce stratejilere başvurmuş.. ve binlerce-milyonlarca vatan evladına karşı, onlara değişik karalayıcı, itibarsızlaştırıcı namlar takarak, en zalimce muamelede bulunmuşlardır.

Yakın tarih itibarıyla Almanya’da Hitler; “Saltanatım elden gider!” diye bir sürü harap ellere, yıkılmış hanümanlara ve işkenceyle ölüp giden canlara karşı aynı kompleksle hareket etmişti.. İran’da Şah, Humeynî ve taraftarları saltanat ve debdebesini elinden alırlar vehm ü hayaliyle gözünü kırpmadan on binlerce insanın canına kıymıştı.. Saddam, adı Humeynî olmasa da o karakterde biri, haramilikle elde ettiği şeylerin üzerine gelir konar diye muhalif zannettiklerini kesti-biçti-doğradı.. Kaddafi’nin durumu da bunlardan farklı değildi; o da vehmî bir Humeynî çığırtkanlığıyla etrafı yakıp yıkıyor, aynı cinnet tavırları sergiliyordu.

132