Bilindiği üzere şeytan, insanı günaha sürükleme adına ondaki bazı negatif duyguları çok iyi değerlendirir. Dolayısıyla bu duyguların uyanmaması ve uyarılmaması çok önemlidir. Bâtılı tasvir adına ifade edilen şeyler ise, bu duyguların uyanması adına birer sevk edici saik ve çağrışım gibidir. Bunlar insandaki bu potansiyel duyguları harekete geçirir. Şeytan da bu durumu fırsat bilir, negatif çağrışımları kullanarak insanları tesiri altına almaya çalışır ve onları fenalıklara sevk eder.
Bâtılı tasvir dediğimizde daha çok beşerî garizeleri harekete geçirecek mevzular akla gelir. Fakat meseleyi sadece şehevanî hislere bağlamak da doğru değildir. Anlatıldığında insanlarda onu yapmaya karşı bir arzu ve istek oluşturabilecek her türlü kötülük için aynı husus geçerlidir. Mesela siz ikiyüzlülüğün nasıl bir kötülük olduğunu anlatmak istiyorsunuz. Şayet siz meseleyi detaylandırırken onu artistik bir maharet olarak algılanacak şekilde insanlara takdim ederseniz, bazı zihinlerde o kötü sıfata karşı bir beğeni duygusunun oluşmasına sebebiyet verirsiniz. O hâlde mesâvi çerçevesi içinde yer alan bütün tavır ve davranışlarda terhip (korkutma) edalı bir üslup takip edilmeli ve bunları işleyen insanların hesap gününde nasıl bir cezayla karşı karşıya kalacakları anlatılmalıdır.
Hatta şirki tasvir ederken bile çok hassas davranılmalıdır. Mesela, Cenab-ı Hakk’a şerik koşulan ve –hâşâ ve kellâ– sanki birer mâbud ve maksutmuş gibi kendilerine teveccüh edilen bir kısım cisim ve objelerin isimlerini tekrar edip durmaya, hatta herhangi bir zaruret yoksa tasrih etmeye gerek yoktur. Bu tür şeyler icmal edilmeli ve daha çok Allah’a (celle celâluhu) şirk koşan bir insanın ebedî saadet yurdunu kaybedeceği, ebedî bir Cehennem hayatıyla karşı karşıya kalacağı üzerinde durulmalıdır.