İffet, ismet, sadakat ve vefa maalesef bizim yitirdiğimiz değerlerimizdir. Bunlar yitik cennetimizin temel unsurlarıdır. Şayet siz yeniden bir cennet kurmayı düşünüyorsanız, kuracağınız bu cennetin temel malzemesini bunlar oluşturmalıdır. Zaten bu medeniyet binasının mimarisi çok önceden peygamberler tarafından çizilmiştir. Daha sonraki zamanlarda, çağın ihtiyacına göre tecdit ve yenilenme gerektiğinde, müçtehit, müceddit, evliya ve asfiya tarafından farklı resim kareleriyle bir kere daha bu mimari, nazarlara arz edilmiş ve âdeta muhataplara şu mesaj verilmiştir: “Eda ve endamınızı bir kere daha bu çizgilere göre ayarlayın. Çünkü gerçek kulluk anlayışı bu mimariye uymaktan geçer.”
Merhum Kutup, işte bu yitirilmiş cennetimize değinirken, “Nerede biz, nerede hakiki Müslümanlık?” demişti. Mehmet Akif’in konuyla ilgili sözleri ise daha ağırdır:
Bunları söyleyerek kimseyi ümitsizliğe düşürmek istemem. İnsan daha baştan yeis kapılarını arkasına kadar sürgülemeli ve asla ümitsizliğe düşmemelidir. Fakat bunun yanında insan, sık sık kendini murakabeye tâbi tutmaktan da geri durmamalıdır. Çünkü burada hesaplı yaşarsanız, öbür tarafta altından kalkamayacağınız hesaplarla karşı karşıya kalmazsınız. Resûl-i Ekrem Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Benden sonra peygamber gelseydi bu, Ömer olurdu.”21 buyurduğu o büyük insan, “Hesaba çekilmeden evvel, kendinizi hesaba çekiniz.”22 mülâhazasıyla hayatını hep muhasebe şuuru içinde geçirmiştir.