İçeriğe geç

Bazen de şöyle olur: İnsan çoğu zaman salih ameller yapamadığından dolayı ümitsizliğe düşer. Tam ye’se kapılacağı anda bir kısım hasenatını düşünür. Ümitsizliği atmak için onlara bakar ve “Bunlar bana yeter” der, dolayısıyla yanlış bir yola girmiş olur. Yani tefritten, ifrata geçer. Ümitsizlik, neseb-i gayr-i sahih olarak ucbu doğurur. Mesela bir kimse, “Ne olacak benim halim, perişan ve sergerdanım” der. Sonra ya vicdanının duyması veya birinin, “Arkadaş, sen düşündüğün gibi değilsin. Maşaallah seni tanıdığımdan bu yana hep salih amel işliyorsun” demesi onu ucb çukuruna sürükleyebilir.

Tâbiûnun büyüklerinden Muhammed İbn Münkedir, sabahlara kadar ah u vah edip ağlayan bir insandır. Bir gün annesi dayanamayıp şöyle der: “A be evladım! Eğer seni kucağımda büyütmeseydim ve çocukluğundan beri seni bilmeseydim, belki bir günahı vardır da ona ağlıyor derdim. Niçin hep ağlıyor hiç gülmüyorsun?”123 Günümüzde de böyle insanlar vardır. İşte bu kimseler de hiç günaha girmemiş olmalarına rağmen ucbe girebilirler ki o da ayrı bir hastalıktır.

164