Bununla beraber meseleyi sadece madde planında ele alsak bile, sabit gelirli insanlar dahil, yarınki kazancını kimse bilemez. Esnaf ve tüccarın zaten bunu bilmesi mümkün değildir. Sabit gelirlilere gelince, alacakları beklenmedik bir ceza veya mükâfat onların kazancına tesir edebileceği gibi, başa gelen bir musibet dahi, gelir ve giderde beklenmedik değişiklikler yapacaktır. Evet, hiç hesapta yokken bir dostunuzdan gelen bir pakette kıymetli bir hediyeyle karşılaşabilirsiniz. Oysaki beş dakika öncesine kadar böyle bir şey beklemiyordunuz. Bu maddeyi de misallerle daha da tavzih mümkündür, ama sözü uzatmamak için kısa kesiyor ve Kur’ân’ın dediği gibi diyoruz: “Yarın ne kazanacağını hiç kimse bilemez.”
Beşincisi de, bir insanın nerede ve nasıl öleceğidir. Bunu da ancak Allah bilir. Azrail ya bizzat kendisi ya da avenesi vasıtasıyla önümüze çıkıp, “Vakit geldi!” diyeceği an, hepimizin meçhulüdür ve zaten buna kimsenin itirazı da yoktur…