İçeriğe geç

Çin dün kızıl değildi. Sonra kızıllaştı ve şimdi yine kızıllığı terk etmek üzeredir. Zira komünizm vaad ettiklerinden hiçbirini verememiştir. Bugün materyalist felsefe her yerde olduğu gibi orada da iflas etmiştir. Bir zaman dilimi içinde iğfal ile kendini derman kabul ettiren bu sistem, artık, bütün vuzuhuyla ve çıplaklığıyla kendini ele vermiş ve hiçbir yönüyle, hiçbir meseleye derman olmadığı ortaya çıkmıştır. Şimdi zorla ayakta tutulmaya çalışılan bu sakîm ve alîl anlayış, kısa bir müddet sonra gümbür gümbür devrilecektir. Firaset ve basiret erbabı bu sesi çoktan duymaya başlamıştı; diğer insanlar da kısa bir gelecekte duymaya başlayacaklardır. Ömrü olanlar da tarrakalarını bütün dehşet ve ürperti verici keyfiyetiyle duyup görecek ve beşerî sistemin akıbeti nasıl olurmuş işte bunun idrakine varacaklardır.

Netice itibarıyla diyebiliriz ki, günümüz sosyolog ve tarihçilerinin birbirinden az farkla ifade ettikleri gibi, Rusya tekrar Ortodoksluğa; Çin de Konfüçyüs’un dinine dönecektir. Bu arada Hıristiyan veya Yahudi olanlarla Hak din İslâm’a gönül vermiş bulunanlar da kendi dinlerinde sabit kalacaklardır. Onlara ait görüş budur. Bize gelince, bunlara şunu da ilâve etmek istiyoruz. Geleceğin dünyasında en yüksek ve gür sadâ İslâm sesi olacaktır. Zira Allah Resûlü’nün doğru ve doğrulanmış beyanları içinde bize verilen ders ve müjde böyle bir noktada merkezleşmekte:

“İseviyet tasaffi ederek hakikî hüviyetine dönecek ve mehdîliği temsil eden Muhammedîliğin şahs-ı mânevîsine iktida edip uyacak ve onu imam kabul edecektir.”1

Ayrıca, Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerim’inden bize bir dua öğretiyor: وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا “Bizi müttakîlere imam kıl.”2

105