11- Son bir misal de Ay ve Güneş benzerliklerinden verelim: “Biz gece ve gündüzü iki âyet (alâmet) yaptık. Gecenin âyetini (Ay’ı) sildik; gündüzün âyetini aydınlatıcı kıldık.”17
İbn Abbas, “Gecenin âyeti Ay, gündüzün âyeti de Güneş’tir.”18 diyor. Bu itibarla “Gecenin âyetini sildik.” Sözünden, bir zamanlar Ay’ın da Güneş gibi ışık veren bir peyk olduğunu, ısısının bulunduğunu; daha sonra Yüce Yaratıcı’nın, onun ışık ve ısısını söndürdüğünü anlatıyor ki; bir yönüyle Ay’ın geçmişini dile getirirken, bir yönüyle de, diğer yıldızların kader ve akıbetlerine işaret etmektedir.
İşaret edilen bu birkaç numune gibi, Kur’ân’da daha pek çok âyet vardır ki, hem insanı alâkadar eden her mevzuun -hiç olmazsa- icmâli Kur’ân’da bulunduğunu, hem de bu meselelere dair, ilâhî beyanın herkesin anlayacağı şekilde, fakat beşer için ifadesi imkânsız mucizevî olduğunu göstermektedir.
İleride iktidarlı birisinin, Kur’ân’ın bu kabîl âyetlerini, zikredilen ölçüler içinde tefsir edeceği ümidiyle, ben daha fazla tasdi’ etmek istemiyorum.
Dipnotlar
- 17 İsrâ sûresi, 17/12.
- 18 el-Kurtubî, el-Câmi’ li ahkâmi’l-Kur’ân 10/228.