Yemâme Harbinde şehid düştüğü ve kabre koyduğumuz vakit ben hazırdım. Kabre konulurken, birden ondan bir ses geldi:
مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ اَبُو بَكْرِ الصِّدِّيقُ وَعُمَرُ الشَّهِيدُ وَعُثْمَانُ الْبَرُّ الرَّحِيمُ
dedi. Sonra açtık, baktık; ölü, cansız! İşte, o vakit, daha Hazret-i Ömer hilâfete geçmeden, şehadetini haber veriyor.
Dördüncü hâdise: İmam-ı Taberanî ve Ebu Nuaym Delâil-i Nübüvvet'te, Numan ibni Beşir'den haber veriyorlar ki: Zeyd ibni Hârice, çarşı içinde birden düşüp vefat etti. Eve getirdik. Akşam ve yatsı arasında, etrafında kadınlar ağlarken, birden " اَنْصِتُوا اَنْصِتُوا Susunuz" dedi. Sonra, fasih bir lisanla,
مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللهِ diyerek bir miktar konuştu. Sonra baktık ki, cansız, vefat etmiş.
İşte, cansız cenazeler onun risaletini tasdik etse, canlı olanlar tasdik etmese, elbette o câni canlılar, cansızlardan daha cansız ve ölülerden daha ölüdürler!
Amma, melâikelerin Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma hizmeti ve görünmesi ve cinnîlerin ona iman ve itaati, mütevatirdir. Nass-ı Kur'ân ve çok âyatla musarrahtır. Gazve-i Bedir'de beş bin melâike, nass-ı Kur'ân ile, önde, Sahabeler gibi ona hizmet edip asker olmuşlar. Hattâ o melekler, melâikeler içinde, Ashâb-ı Bedir gibi şeref kazanmışlar.
Dipnotlar
- "Muhammed Allah'ın Resulüdür. Ebu Bekir Sıddıktır. Ömer şehiddir. Osman ise, şefkatli ve iyilikseverdir." Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:320; Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1:649; İbni Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye, 6:157-158.
- Muhammed Allah'ın Resûlüdür, Selâm sana ey Allah'ın Resûlü!
- İbni Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye, 8:291 (muhtelif tariklerle); el-Heysemî, Mecmeu'z-Zevâid, 5:179-180 (iki ayrı tarikle).
- bk. Âl-i İmran Sûresi, 3:123-125; Cin Sûresi, 72:1-2; Ahkaf Sûresi, 46:29.
- bk. Âl-i İmran Sûresi, 3:123-125.
- Buharî, Mağâzî: 11.