İçeriğe geç

Hakikat Işıkları

Herkes bilmez gökte ne var,

Görür onu göz sahibi

Parıldıyor güneş kadar

Hakikatı ummân gibi.

İster gönül elbet huzûr

Âhir demde etmiş zuhûr,

Âlemlere doğmuş o nûr;

Gökten inen fermân gibi.

Ferdiyeti elhak ayân,

Odur gönüllere sultân,

Var mı bilmem ulu bürhân;

Bu Bediüzzaman gibi.

Lisânından saçılır nûr,

Cinnî okur, insan okur,

Hûr-u Cennet işte bu "Nûr";

Gönüllerde cânân gibi.

Âhir zamân esrârını,

İhbâr-ı gayb envârını,

Attı âlem ekdârını,

Doğdu şems-i tâbân gibi.

Semâvâttan rahmet indi.

Akan göz yaşları dindi,

Küfr ü dalâl yıldı, sindi;

Görünmeyen şeytân gibi.

708