İfade
Bundan altı sene evvel, şu zelzelenin bidayetinde İşârâtü'l-İ'câz tefsirini yazarken, وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ beyanı sadedinde, şu risaledeki fehmimi aynen yazmıştım. Zaman fehmimi teyid ettiğinden neşrediyorum. Zeyli perakende hakikatlerden bir âşuredir.
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ
Şu cümle-i âliyenin itnâbında bir îcâz-ı i'câzî var. Çünkü يَتَصَدَّقُونَ veya يُزَكُّونَ gibi kısa bir cümleye bedel bunu ihtiyar etmesinden, sadakanın şerait-i makbuliyetini fehme ihsas ve nükât-ı hüsnünü ihsan ediyor. Sadaka beş şartla tam sadaka olabilir.
Birincisi:
Sadakaya muhtaç olacak derecede tasaddukta israf etmemektir.
Şu şarta imâen, مِمَّا 'daki min-i teb'îziyeyi menar etmiştir.
Dipnotlar
- "Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda bağışta bulunurlar." Bakara Sûresi, 2:3.
- Sadaka verirler.
- Tezkiye ederler (temizlerler).
285