İçeriğe geç

şık vücub derecesinde gerekli değil midir? Ve ikinci şık imkânsızlık derecesinde, akıl dışı değil midir? Bunu, senin o insafsız aklının insafına havale ediyoruz.

Her şeyi tabiata bağlayan inkârcı diyor ki:

Madem beni insafa davet ediyorsun. Ben de şimdiye kadar gittiğimiz yolun yanlış, yüz derece akıl dışı, gayet zararlı ve son derece çirkin olduğunu itiraf ediyorum. Zerre kadar şuuru bulunan, daha önce ortaya koyduğunuz delillerden anlayacaktır ki, sebeplere ve tabiata yaratıcılık atfetmek imkân ve akıl dışıdır. Her şeyi doğrudan doğruya Vâcibü’l-Vücûd’a vermek vaciptir, zorunludur. اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلَى الْإِيمَانِ deyip iman ediyorum.

Yalnız bir şüphem var: Cenâb-ı Hakk’ın Yaratıcı olduğunu ka-

bul ediyorum, fakat bazı küçük sebeplerin önemsiz şeylerde yaratmaya müdahalesi ve bir parça övgüye mazhar olması, rubûbiyet saltanatına ne zarar verir? O’nun saltanatından bir şey azalır mı?

Cevap: Bazı risalelerde açıkça ispat ettiğimiz gibi, hâkimiyetin gereği, müdahaleyi reddetmektir. Hatta basit bir hükümdar ya da bir idareci, hâkimiyeti dairesinde oğlunun bile müdahalesini kabul etmez. Hatta bazı dindar padişahların, hâkimiyetlerine karışacakları zannıyla, halife oldukları halde masum evlatlarını katletmeleri, bu “müdahaleyi ret kanunu”nun hâkimiyette ne kadar esaslı bir şekilde hükmettiğini gösteriyor. Bir nahiyede iki müdürden tut bir memlekette iki padişaha kadar, hâkimiyetteki bağımsızlığın gerektirdiği “ortaklığı kabul etmeme kanunu” insanlık tarihinde çok hayret verici karışıklıklarla kuvvetini göstermiştir.

İşte aciz ve yardımlaşmaya muhtaç insanlardaki amirlik ve hâkimiyetin bir gölgesinin, başkasının müdahalesini ne derece reddettiğini ve yasakladığını, hâkimiyetinde nasıl ortak kabul etmediğini ve makamındaki tek başınalığını son derece tutucu bir şekilde korumaya çalıştığını gör! Sonra mutlak hâkimiyete rubûbiyet derecesinde, mutlak amirliğe ulûhiyet derecesinde, mutlak birliğe ehadiyet derecesinde ve mutlak istiğnaya mutlak kudret derecesinde sahip olan bir Zât-ı Zülcelâl’in, bu müdahaleyi reddetmesinin ve sebepleri ortaklıktan

192