iradenin şümûlüne, sem’ ve basarının da nüfûzuna dayanarak, bize de vahdaniyetinin esrarını duyurmanı istirham ediyoruz. Ruhlarımızı sıfât-ı sübhaniyenin tecellîleri ile pırıl pırıl hâle getir ve kalblerimizi marifetinin nurları ile bütün kirlerden, paslardan ve ahlâk-ı zemîmeden temizle.
Ya Rabbe’l-âlemîn ve ya Ekrame’l-ekramîn ve ya Erhame’r-râhimîn.
Ey engin rahmet ve merhamet sahibi Rahman ü Rahîm Rabbimiz. Senden başka dertlerimize derman olabilecek, hastalıklarımıza şifa verebilecek, keder ve tasalarımızı izale buyurup kalblerimizi imar edebilecek bir güç ve kuvvet yoktur. İstirham ediyor, el açıp dileniyoruz; içimizi Senin hoşnutluğuna zıt bütün şâibelerden ve ağyar düşüncesinden temizle.. ne kalbimizde ne de dilimizde, küçük ya da büyük, iddia kokan hiçbir duygu ve düşünce bırakma.. bütün latîfelerimizi nezdinden lütfedeceğin esintilerle lebâleb doldur.. bizim gibi kendi uzaklığının vadilerinde âvâre dolaşanlara kurbet yamaçlarında tenezzüh etme imkanları ihsan et.. bahşettiğin nimetlerin lezzetlerini vicdanlarımıza duyur ve içimizdeki şükür hislerini coştur.. zâhirimizi, bâtınımızı, Senin yüce huzurundan uzaklaşmamıza ve Senden uzaklığın karanlık çukurlarına düşmemize sebep olabilecek her türlü isten, pastan, kirden ve sisten arındır.
Ya İlâhenâ ve ya Mevlânâ. Gönüllerimize rubûbiyetinin esrarını duyur.. ulûhiyetinin gizli enginlik ve derinliklerini anlamamıza vesile olabilecek bir idrak ufkuyla bizleri ma’mûr kıl.. sıfât-ı sübhâniyenden akıp gelen tecellî hazînelerine basar ve basîretlerimizi aç ve esmâ-i hüsnânın hakîkatleriyle marifet ufkumuzu genişlet, ey ezelî ihsan ve nâmütenahî lütuf sahibi Rabbimiz.
Ya Rabbe’l-âlemîn ve ya Erhame’r-râhimîn. Yüce nezdinden göndereceğin bir nurla simalarımızı pırıl pırıl hâle getir.. sadrımızı, sinemizi, kâmil imana, tastamam ihsana aç ve bizi, sevip razı olduğun amelleri işlemeye muvaffak kıl.
Ya İlahenâ ve ya Mevlânâ! İhlasa erdirdiğin ve nezdinde makbûliyet payesiyle şereflendirdiğin kullarının kalblerindeki kilitleri çözdüğün gibi bizim kalbimizin kapılarını da Senin marifetine ve muhabbetine aç.. sinelerimizde paslanmaya yüz tutmuş kilitleri çöz.. bizi kapının eşiğine yüz sürmekten mahrum etme ve o ulu dergâhına yüz sürüp bir dilekte bulunduktan sonra da talebimizi reddetmek suretiyle bizi cezalandırma.
Ya Rab! Sana sığınıyor, isteyeceğimizi sadece Senden istiyor ve yalnızca Sana teveccühte bulunuyoruz. Sen de biliyorsun ki, başka bir şey değil, Senden sadece Seni istiyoruz. Zaten Rab olarak da bir tek Senden razı olabiliriz. Ne olur, bahtına düştük, bizi cismaniyetin ve bedene kulluğun derekelerinden, alt basamaklarından, kalbin, ruhun ve sırrın derecelerine, üst basamaklarına çıkar. Çıkaracağına inancımız da tamdır, zira bizi ve işlerimizi koruyup kollayan yegâne Zat Sensin. Biz dostluğun gereklerini ortaya koyamasak, ahdimize sadık ve vefalı olamasak da Sen bizi ümit ettiğimiz hususlarda haybet ve hüsrana uğratma.
Ya Ekrame’l-ekramîn ve ya Erhame’r-râhimîn! Sen bizim yegâne Mevlâmızsın. Biz de derdimizi Sana şerhediyor, hâl-i pürmelâlimizi, kullukla asla bağdaştırılamayacak nâhoş hâllerimizi Sana şikayet ediyoruz. Bilerek ya da bilmeyerek içine düştüğümüz günahlardan dolayı bizi azaba maruz bırakma, ikâba uğratma.. insî ve cinnî şeytanların gelip gelip inananların tepesine binmelerine, tebelleş olmalarına da müsaade etme.. enbiyâ-i izâmı ve rusül-ü kirâmı koruyup kurtardığın gibi bizleri de din ve diyanet düşmanlarının şerlerinden, tuzaklarından, hilelerinden kurtar ve her zaman sıyanet buyur. O sevgili kullarının bazılarına dokunan zararı def ü ref’ etmiş, bazılarını içinde bulundukları sıkıntılardan çekip çıkarmış, diğer bazılarını da kefere ve fecerinin verebilecekleri zararlar karşısında hıfz u inayet seralarına almıştın.
Yâ Rabberrahîm! Bize dokunan ve dokunması muhtemel olan zararları da kaldır.. gaflet, heva ve heves gayyalarından bizi de kurtar..