Ey yücelerden yüce Sultanımız!
Senden, ulu ve münezzeh Zâtının nurlarıyla kalblerimizi ulvî hakîkatlere açmanı diliyoruz. Salih kullarını aynı zamanda birer idrak ve anlayış kahramanı hâline getirdiğin gibi bizi de nezd-i ulûhiyetinden göndereceğin marifet vesilesi ilimle donat ve idrak ufku açık kullarından eyle.. dostlarının duyuş ve görüş hislerini nasıl inkişaf ettirmişsen, bizleri de öyle, sadece Seni görüp Seni duyan ve başka şeylere bakarken de yine Senin işaret ve emir buyurduğun çerçevede bakan bahtiyar kullardan kıl.
Ey Mevlâ-yı Müteâl! Gelip Sana ulaşan yolları biz şaşkın kullarına da göster.. fazlınla işlerimizi kolaylaştır ve bizi başka değil sadece –libasların en hayırlısı olan– takva elbisesiyle zinetlendir. Bütün bunları Senden dileniyoruz Rabbenâ; dileniyoruz, çünkü Sen her şeye gücü yeten, kudreti sonsuz yegâne zâtsın.
Rabbimiz! Ne olur, bize de rahmet, şefkat ve merhametinle muamelede bulun; bulun ve her türlü tasa, gam ve darlıktan çıkış yolları nasip eyle.
Ey merhameti sonsuz yüce Rabbimiz! Biz âciz ve pürkusur kullarını sevmediğin ve hoşnut olmadığın vadilerde dolaşmaktan muhafaza buyur.. Senin yüce nezdinde mâlâyaniyat sayılan ne kadar meşguliyet varsa bizi onlardan uzak tut.. ne şekilde ârız olursa olsun, bütün bulanık düşüncelerden ve kirli hayallerden de zihinlerimizi ve kalblerimizi koru.. enbiyâ ve mürselîn efendilerimizi donattığın gibi, onların yürüdükleri yollarda yürümeye azmetmiş bu bendelerini de sürpriz mevhibelerinle donat.
Ey her şeye gücü yeten ve kullarına onların şah damarından daha yakın olan Rabbimiz. Gidecek başka hiçbir kapısı olmayan ve işlerini yoluna koyabilecek yegâne güç ve kuvvet sahibi olarak sadece Seni bilip Seni tanıyan bir düzine çaresiz olarak yine kapına geldik ve yine bize yardımcı olmanı diliyoruz. Ne olur, bizi göz açıp kapayıncaya kadar hatta daha az bir zamanda bile nefislerimizle başbaşa bırakma.. nurunla tecellî buyurup, Sana ulaşan yolları bize de göster.. fazlınla bizi öyle çepeçevre kuşat ve öyle iğnâ buyur ki, Senden başka hiçbir kimseye en ufak bir ihtiyacımız kalmasın; kalmasın da Senin hakîkî dostların gibi biz de her zaman başkalarına karşı müstağnî yaşayabilelim.
Ya Rab! Sana dilbeste olmuş ve Resûlünü gönülden tasdik etmiş şu kullarını Yüce Nebî’nin risalet davasını omuzlamaya muktedir sâbit kadem insanlar hâline getir.. (getir ki, ufkumuzu Sadece Senin nâm-ı celîlini ve Resûlünün yâd-ı cemilini âfâk-ı âleme ulaştırma gaye-i hayali tutsun ve kalbimiz yüce dinine hizmet etme düşüncesinden başka bütün yüklerden kurtulsun.) Aynı zamanda bizi bu ağır ve zor yolda inayetinle takviye buyur, buyur ki Senin işaret ettiğin istikâmette yürümeye muvaffak olabilelim.. bâtın ve zahirimizi, sevdiğin kullarının evsâf-ı hasenesi ve nezdi uluhiyetinde hoşnutluğa mazhar olmuş amelleriyle güzelleştir.. ulûhiyet ve rubûbiyetinin esrârından bizim üzerimize de sağanak sağanak yağdır.
Ya Rabbena ve Ya İlahena! İçler acısı hâlimize merhamet buyurup bize de re’fet ve lütufla muamelede bulunmanı ümid ediyor ve diliyoruz. Sana iman etmiş insanlar olmanın izzetini bizim gönüllerimize de duyur. İçine düştüğümüz bir kısım yakışıksız fiillerden dolayı bizi muâheze etmemen ve taksîratımızdan dolayı cezalandırmaman evvel-âhir niyazımızdır. Sen dilediğini yapmaya muktedir yegâne Zât, biz ise Senin bir kısım günahkâr kullarınız; ne olur, cismaniyetin ve hayvaniyetin kirlerinden bizleri de arındır ve sâlih kullarını hususî inayet ve sıyanetinle nasıl te’yîd buyurmuşsan bizi de öyle tutup destekle. Nezd-i ulûhiyetinden göndereceğin fevkalade ve sürpriz tecellilerle ölmeye yüz tutmuş kalblerimizi ve sönmek üzere olan ruhlarımızı ihya buyur.. maddî-manevî hastalıklarımıza şifa ihsan et.. sinelerimizi paklaştır, gönüllerimizi pür nur eyle.. hâlimizi salaha erdir; hem öyle erdir ki, ey biricik Mevlamız ve biricik Seyyidimiz, içimizde sadece sâlih düşünceler kalsın ve kalblerimiz fâsit bütün mülahazalardan, hatta onların kırıntılarından bile sıyrılsın.
Rabbimiz! Yüce katından öyle bir rida ile biz muhtaç ve müştak kullarını giydir ki, şeytanların ve durma dinlenme bilmeden hep kötülüğü emredip duran nefs-i emmarenin zararlarından emin olabilelim.
Yâ İlahenâ ve Ya Rabbenâ! Kalb gözü açık olanların bütün eşyada ayan-beyan görebileceği Zâhir Sen, gayblar gaybı Bâtın Sen, dillerde vird ü zeban Sen, esmâ-i hüsnasıyla malum, sıfât-ı ulyâsıyla maruf da yine Sensin.