etme ki, Senden başka kimseye karşı hiçbir korkumuz, hiç kimseden de en küçük bir beklentimiz kalmasın.
Ey her zaman kullarına rahmet ve merhametiyle muamele eden Yüce Allahımız! Senden bu düşkün kullarına da merhamet edip, onları iman-ı kâmil ve marifet-i tâmme ile donatmanı diliyoruz. Sinelerimizde, Senin azamet ve ululuğunun hakkı olan hürmete kaynak teşkil edebilecek mehâbet, mehâfet ve vuslata karşı şevk ü iştiyak hislerini uyaracak yegâne Zat Sensin. Ne olur, bu lütuflarından bizi mahrum bırakma. Bizleri razı ve hoşnut olacağın amellere muvaffak kıl.. taklide takılmayarak kendi iman binasını kendi cehd ü gayretiyle ikame eden, bu imanın tabiî neticesi olarak da yaptıklarını hep arızasız ve kusursuz olarak yerine getiren ve haklarında yerde-gökte ‘vüdd’/sevgi vaz’ettiğin kullarından eyle.. sadakatı, ihlâsı, Hak huzurunda hep hürmet içinde iki büklüm olup mütevazi durmayı yani hudû ve huşûu da fıtratlarımızın bir yanı hâline getir.
Ya Rab! Sen hak kelâmında ifade buyuruyorsun ki: “(Kullarım.) Bana dua edin, ben de o dualarınıza cevap vereyim.” İşte kapıkulların olarak huzurundayız ve Sana teveccüh ediyor, hakkımızda vereceğin hükmünü bekliyoruz. Ne olur, bahtına düştük, dualarımızı kabul etmemek suretiyle bizi haybete dûçar kalan zavallılardan eyleme; eyleme ve Yüce Kitabında vaadde bulunduğun gibi dualarımıza icabet eyle.
Ey Rabbimiz ve ey yegâne İlahımız.
Zihinlerin idrakinden âciz olduğu yücelerden yüce Zâtın, ulvî sıfatların, birbirinden güzel isimlerin hakkı için ve Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (sallallâhu aleyhi ve sellem) hürmetine sinelerimizi tertemiz hâle getirerek pürnur eyle.. her şeyin başı ve bütün sevgilerin de en saf, en duru kaynağı olan muhabbetine mazhar kıl ve ‘mustafeyne’l-ahyar’ diye tavsif buyurduğun seçkinlerden seçkin kullarının evsafıyla bizleri de donat.. her zaman ve her yerde işiten kulağımız, gören gözümüz, hisseden kalbimiz ol ve nezdindeki ilm-i ledünden bizleri de hissedar eyle.
Ey merhameti hayallerimizin sınırlarını aşkın Merhametliler Merhametlisi. Biz nâçar ve kimsesiz kullarına da şefkatle muamelede bulun.
Ey bize her şeyden daha yakın bulunan Yüce Rabbimiz. Bizleri uzaklığın yakıp kavuran soğuğundan kurtar.. bulacağını bulmuş ve başka aramalardan kurtulmuş gerçek vuslat kahramanlarının, gezip yüzmeden sıyrılmış temkin erlerinin zümresine bizi de dâhil eyle.. lâhut âleminin ferah-feza ikliminin kapılarını bu müştak kulların için de arala.. hidayet tacıyla taçlandırarak himayene al ve sevip hoşnut olduğun kullarını her zaman muhafaza buyurduğun gibi bizi de koruyup kolla.
Allahım! Bütün eşyadan önce var olan Evvel Sensin; Senden önce hiçbir şey yoktu. Her şey göçüp gittikten sonra bâkî kalacak Âhir Sensin; Senden sonra hiçbir şey kalmayacaktır. Sayısız açık delillerle varlığı meydanda olan Zâhir Sensin; Senden ayan hiçbir nesne olamaz. Varlığının keyfiyeti gözlerden ve idrakten uzak olan Bâtın da yine Sensin; Senden başka hiçbir şey bizzat mevcut değildir.
Allahım! Seninle aramıza –göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa– hiçbir engelin girmesine fırsat verme ve bizi hiçbir zaman huzurundan kovma. Bize –bizim istihkakımıza göre değil de– Senin keremine yakışır bir şekilde muamelede bulun. Ne olur, işlediğimiz günahlardan dolayı bizi azaba uğratma.
Ya Rab! Bu muhtaç ve müştak kullarına muhabbetinin halavetini tattır da, sinelerimiz inşiraha ersin.. marifetinin nurlarıyla zâhir-bâtın bütün latîfelerimizi öyle aydınlat ki, kalblerimiz bir kez daha hayat bulsun.. gönüllerimizi esmâ-i hüsnânın ve sıfât-ı sübhâniyenin ziyasıyla tenvir buyur ve bizi Yüce Nebi’nin sünnetini ihya edebileceğimiz kıvamda faydalı bir ilimle rızıklandır.
Rabbimiz! Bütün bunlara mazhar olabilmek için Senin rahmet ve merhametine iltica ediyor; havl ve kuvvetine sığınıyoruz.. Sana, Senin yüce dinine ve sevgili kullarına karşı kin ve gayzla köpürüp duran insafsız ve vicdansızları da yine Sana havale ediyoruz.