İçeriğe geç

Efendimiz, bu duygu ve düşünce içinde, işte böyle mânevî bir atmosfer meydana getirdikten sonra, namaza duruyor ve gecenin siyah zülüfleri, O’nun gözyaşıyla ıslanıyordu.

O, bilhassa tek başına kıldığı nafile namazlarda, duayı çok yapıyor ve namazı da uzattıkça uzatıyordu.786 Namaza durunca Fatiha’dan önce şu duaları okurdu: اَللّٰهُمَّ بَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ خَطَايَايَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ“Allahım, benimle günahlarımın arasını, doğu ile batının arasını ayırdığın gibi ayır.”

اَللّٰهُمَّ نَقِّنِي مِنَ الْخَطَايَا كَمَا يُنَقَّى الثَّوْبُ الْأَبْيَضُ مِنَ الدَّنَسِ“Allahım, beyaz elbisenin kirlerden temizlendiği gibi Sen de beni günahlardan temizle.”787

Bunlardan sonra da “Sübhaneke”yi okur ve bunca tesbih ve takdisten sonradır ki, Fatiha’ya geçerdi. Gerçi daha Allah Resûlü’nün, bu arada okuduğu birçok dualar vardır ama, biz, yine okuyucumuzu, dua mecmualarını tetkike havale ediyor ve bu kadarla yetiniyoruz.

gd. Sabah Kalkınca

O’nun sabah olunca dudakları şu dua ile ıslanırdı:

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَصْبَحْتُ أُشْهِدُكَ وأُشْهِدُ حَمَلَةَ عَرْشِكَ وَمَلَائِكَتَكَ وَجَمِيعَ خَلْقِكَ بأَِِنَّكَ أَنْتَ اللّٰهُ لَا إِلٰهَ إلَّا أَنْتَ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُكَ وَرَسُولُكَ

“Allahım, ben, şunu ikrar ederek sabahladım; Seni, Arşının hamelelerini, meleklerini ve bütün mahlukatı şahit tutuyorum ki, Sen Kendisinden başka ilâh olmayan Allah’sın ve Muhammed Aleyhisselâm Senin kulun ve resûlündür.”788

Şahit tutuyor ve onları konuşturuyorum. Ağaçların hemhemesini, yaprakların demdemesini, suların şırıltı, şakırtı ve çağlamasını, kendi şehadetime katıyor, senfoniden yükselen bir ses gibi gürül gürül bütün bunları Sana takdim ediyorum.

Efendimiz’in bu takdimi, şuur ve idrakinin vüs’ati, derinliği ve hakla olan münasebeti ölçüsündedir. Aynı cümleleri söylemiş olsa da bir başkası aynı keyfiyeti aynı derinliği yakalayamaz.

939