İçeriğe geç

Cenâb-ı Hak, bu kitaplara koruma teminatı vermemiştir. Hâlbuki Kur’ân hakkında: إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ“Kur’ân’ı Biz indirdik ve onu mutlaka Biz koruyacağız.”536 buyurarak hem bir ilâhî referanstan hem de korumadan söz edilmektedir. Onun içindir ki, Kur’ân’ın hükümleri kıyamete kadar bâki kalacağına icma edilmiştir. Çünkü o teminat altındadır. Demek oluyor ki, peygamberler hakkında müracaat edilecek esas kaynak Kur’ân-ı Kerim’dir. Diğerleri tahrife uğradığından, Kur’ân’ın dediğine ve söylediğine mutabık olmayan bu söylentilerin bütünü hükümsüzdür. Çünkü o kitaplara, beşerî his ve düşünceler karışmıştır. Peygamberlik ve ismet mevzuunda ise hiçbir beşerin söz söyleme selâhiyeti yoktur. Sadece peygamberlerdir ki, maziye ait bu gibi gaybî meseleler hakkında vahye müstenit olarak konuşurlar. Efendimiz’den sonra konuşacak bir başka peygamber de yoktur. Çünkü son peygamber, ne konuşulacaksa hepsini konuşmuştur. Hz. İsa (aleyhisselâm) dahi sözü O’na bırakmış ve: “Ben gidiyorum ki, Âlemlerin Efendisi gelsin.” demiştir.537

Bâtılı tasvir bana hiç hoş gelmiyor. Fakat zaruret ölçüsünde, bu tahrif edilmiş kitaplardan birkaç iftira örneği verip geçecek, sonra da mevzuyla alâkalı Kur’ân hükümlerini arz etmeye çalışacağız. İstemeyerek de olsa zikretmek zorunda kaldığımız bu birkaç misalden dolayı, yine o pâk ve tertemiz nebilerin ruhaniyatlarına sığınıyor ve beni affetmelerini diliyorum. Onların ismetlerini ispat için bazı bâtıl şeyleri nakletmeye mecbur oldum.

ag. Geçmiş Kitaplarda Peygamberlere Atılan Çirkin İftiralar

Sifru’t-Tekvin’in 228’inci sayfasında Hz. Lut Aleyhisselâm’ın kızlarıyla münasebette bulunduğu, içki içtiği, zina ettiği ve neslinin kızlarından devam ettiği gibi hezeyanlardan bahsedilir.538

800