İçeriğe geç

Evet, şimdilerde bir kere daha peygamber çizgisine uyanmış bu millet, yepyeni bahar esintileriyle salım salım ve her yörede üfül üfül kar çiçekleri gibi bize yeni bir varoluşun neşidelerini mırıldanıyorlar. Evet artık bugün, belli ölçüde de olsa, kendimize gelmenin, kendimizi bulmanın ümit ve inşirahıyla daha çelik çavak ve daha kararlı görünüyoruz.. dilerim, bundan sonra da ortaya koyacağımız her cehd ve gayret, dökeceğimiz her gözyaşı damlası bugüne kadar onulmaz gibi görünen yaralarımızın şifası ve bazılarımıza karanlık görünen geleceğimizin de ziyası olsun!

Yirmi birinci asra girerken, biz ve bizimle alâkalı diğer ülkelerin geleceği, bugün için ilim, fazilet ve ahlâkın yüksek temsilcileri sayılan ve büyük çoğunluğu itibarıyla kendilerini eğitim ve öğretim işine adamış ışık ordusunun nurdan kanatlı üveyiklerinin vesâyetinde sayılır. İnşâallah bu kutlu nesiller, kaybettiğimiz bütün tarihî değerleri yeniden bize kazandırmanın yanında, milletimizin çağıyla hesaplaşması konusunda da ışık sesli, ışık düşünceli rehberlerimiz olacaklardır.

Zaten, bizim varoluş dava ve gayemizin kaba kuvvetle hiç mi hiç alâkası yoktur. Biz, Hakk’a teslim olmuş kuvvetin bir hikmet-i vücudu olabileceği mülâhazasıyla, kendi engin düşünce tarzımız, o nefislerden nefis sanat telakkimiz ve kılı kırk yararcasına o incelerden ince “ihkâk-ı hak” anlayışımızın yanında, tekniğin ve teknolojinin zaruretine, sanayiin lüzum ve âciliyetine, ilmin değerler üstü değerine içten saygı duyuyor ve ülkemizin mutlaka bunlarla beslenip desteklenmesinin “zorunluluğu”na inanıyoruz. Bunun için de bugün biz, her şeyden daha ziyade, ülke ve insanımız adına bu dengeleri kurabilecek, milletimizi düşünce şâhikalarına yükseltecek, bizi kendi mânâ köklerimize yönlendirecek ve meâlîye müştak ruhlarımıza sonsuza açılma startı verecek cins dimağlara, engin fikirlere ve ufuk sahibi mürşidlere ihtiyacımız var.

122