İçeriğe geç

Büyük basar ve basiretler, eşya ve hâdiselere nüfuz etmek suretiyle, Cenâb-ı Hakk’ı bulma mevzuunda bir hükme varabilirler. Ve işte Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh) küçük bir eksiklikle doğruyu bulmuş, o eksikliğini de Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) tamamlayarak onu hakikate erdirmiştir.

Eşya ve hâdiseleri tetkik eden herkes bütün bunların üstünde Cenâb-ı Hakk’ın mührünü görecek, âfâkî ve enfüsî tefekkür neticesinde şu hükme varacaktır:

“Beni burada başıboş bırakmayan, elbette kabre girdikten sonra da başıboş bırakmayacak ve bahar mevsiminde nebatatı haşrettiği gibi, çekirdek hâline gelmiş zerrelerimi de ikinci bir hayatta yeniden diriltecek ve bir mahkeme-i kübrâ açacaktır.”7

40