Ana ve baba, hiçbir şey için feda edilemez. Ama onlar “İslâm’a hizmet etme!” diyorlarsa, o zaman onlara bu yasaklarında itaat edilmez. Bunun dışında ana-babaya itaat eden, hayatında bereket bulur.
* * *
Mü’min, yeryüzünde emniyet ve güvenin temsilcisidir.
* * *
İnsan, haklı dahi olsa babasıyla tartışmamalı. Celâl sıfatı herkeste cüz’î, küllî vardır. Öfkelenme makbul değildir; ama o, terbiye-i Muhammediye ile terbiyelenirse, düşmanlara karşı vakar, mü’minlere karşı da tevazu şeklinde kendini gösterir.
* * *
İslâm düşmanı olan ve İslâm’a tecavüz eden neşriyat, mutlaka okunması gerekiyorsa, hiç olmazsa dikkatli okunmalıdır.
* * *
Kötülüğe kilitlenmiş şerir kimselere insanca davranarak şerleri önlenebilir. “İnsan, iyiliğin kölesidir.” sözü hatırlanmalı…
* * *
Zatî kıymetleri itibarıyla küçük insanlar, çevrelerinde hep şahsiyetsiz ve küçük adamlar bulundururlar. Bu sayede biraz olsun irtifa kaydedeceklerini sanırlar.
* * *
Şeytan, çok defa hayatını irşad eksenli yaşamayanları yoldan çıkarır. Emr-i bi’l-mâruf, nehy-i ani’l-münkeri olmayan kimseler, vahyin bereketinden mahrum kalır. Bu kimselerde kat’iyen ilham esintisi olamaz. Kitaplar yazabilirler, fakat yazdıkları yümünsüz, bereketsiz, karanlık şeylerdir. Emr-i bi’l-mâruf, nehy-i ani’l-münker yapan insanlardır ki, bunlarda her zaman ilham esintileri görülür. Onun içindir ki bizler, okuyacak, düşünecek ve herkese birşeyler anlatmaya çalışacağız ki, ruhumuz itibarıyla canlı kalabilelim.
* * *
Her mürşidin derdi bu zamanda sadece Allah’ın (celle celâluhu) hoşnutluğu olmalı, hiçbir dünyevî duygu ve düşünce onun için gaye olmamalıdır. Bir mürşit şöyle düşünmelidir: “Şayet yolum bir gün Cehennem’e uğrasa, orada dahi âşina bir sima bulup, hakkı ve hakikati anlatmalıyım.” İşte, asrımızda ihtiyaç duyduğumuz ideal dava adamının düşünce portresi.