İçeriğe geç

Tabiî, îsar hasletini sadece maddî olarak ihsanda bulunma, yemeyip yedirme, giymeyip giydirme şeklinde anlamamak, onunla sınırlandırmamak gerekir. Belki yeri geldiğinde kendi hissiyat, görüş, düşünce ve fikirlerimizi bir kenara koyup kardeşimizin hissiyat, görüş, düşünce ve fikirlerini tercih etmek, kimi zaman maddî meselelerde fedakârlıkta bulunmaktan daha fazla sevgi bağlarını güçlendiren önemli vesilelerden biridir. Evet, karşı tarafın düşüncelerine saygılı olup onları kabul etme, kendi hissiyatımızı kardeşimizin hissiyatı içinde eritip yok etme öyle bir vasıtadır ki, onunla gönül kapılarını ardına kadar açabilirsiniz. Meselâ, bir arkadaşınız size, bir konuda bazı tavsiyelerde bulundu. Siz de bunun üzerine içinizin sesi olarak, “Kardeşim! Allah senden ebediyen razı olsun! Ben bugüne kadar bu meseleye hiç böyle bakmamıştım. Ortaya attığın bu fikirler benim hiçbir zaman düşünüp akledemediğim enginlikte. Bu fikir ve tekliflerin, benim için öyle ufuk açıcı oldu ki, Allah’ın izniyle ben pek çok problemi bu sırlı anahtarla çözebilirim.” türünden bazı sözler söylemek suretiyle sevginizi ifade etmiş ve kardeşinizin gönlünü size karşı muhabbetle lebâleb hâle getirmiş olursunuz.

Gördüğünüz gibi sevgiyi ifade etmenin pek çok yolu vardır. Sözlerinizle, gıyaben yaptığınız dualarınızla, îsar ruhuyla hareket etmekle gönüllere girebilir ve bunların hepsini bir yönüyle “seni seviyorum” mülâhazası şeklinde ele alabilirsiniz.

319