İçeriğe geç

Hâsılı, gün gelip de ötelerin perdeleri aralanınca, bir yandan imanlı gönüllerdeki tûba-i Cennet çekirdeği dal-budak salacak ve yapraklarına tutunanları sırlı bir asansör gibi huzura, emniyete, rıdvana ve ebediyete taşıyacak.. diğer taraftan da, ölü kalblerdeki inançsızlık tohumu boy atacak ve Cehennem zakkumuna dönüşerek kendi ehline en büyük acıları tattıracak. Mü’minler, gözlerin görmediği ve kulakların işitmediği nimetlere erişmek üzere Cennet’in sekiz kapısından birine doğru ilerlerken; münkirler de bin bir pişmanlık içinde, gayızla gürleyip öfkeyle köpüren Cehennem’e sürüklenecekler.. ateşin karşısında durdurulunca, “Ah n’olurdu, dünyaya bir geri döndürülsek de Rabbimizin âyetlerini inkâr etmesek, mü’minlerden olsak!”17 diyecek ve kendilerine yeni bir fırsat verilmesini temenni edecekler. Ne var ki, oradaki zamansız nedametlerinin hiçbir faydasını göremeyecek ve Cehennem’in yedi girişinden birinden bir ateş çukuruna yuvarlanıverecekler.

Merhameti her şeyi kuşatan Rabbimiz, bizi kabrin çeşit çeşit azaplarından ve Cehennem’in türlü türlü yangınlarından muhafaza buyursun! Özü ve sözüyle sadakate kilitlenmiş ebrâr kullarıyla ve kurbetine mazhar kıldığı mukarrebîn ile beraber bizi de Cennetine dâhil eylesin! Ulvî hakikatleri, oldukları gibi görüp idrak edebilmemiz için gözlerimizdeki perdeleri kaldırsın. Bu âciz bendelerini ötede Nebiyy-i Ekrem’in şefaatine erdirsin; rü’yet, rıza ve Rıdvan nimetleriyle sevindirsin. Âmin!..

82