İçeriğe geç

Aynı şekilde bakar ki bir başkasının paraya karşı fazla tamahı var. Haramlara sürükleme, gayrimeşru işlere sevk etme adına onun da bu zaafını kullanır. Boynuna taktığı yular ile onu istediği yere çeker. Böyle birisi şeytanın güdümünde hareket ettiğinin hiç farkına varmasa, kendi iradesiyle karar verdiğini düşünse ve hatta bazen meşru alanda dolaştığını zannetse de çoktan şeytanın oyuncağı hâline gelmiş bir zavallıdır.

Şeytanın çokça suiistimal ettiği argümanlardan bir diğeri de haset ve kıskançlık hissidir. Haset, “Falanda olmasın, bende olsun.” düşüncesidir. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi, hasedin de amelleri yiyip bitireceğini ifade buyurmak suretiyle16 onun mü’min açısından nasıl kaybettirici bir duygu olduğuna dikkat çekmiştir. Hasan Basri Hazretleri de, “Ben hasetçiden daha çok mazluma benzeyen bir zalim görmedim.”17 demiştir. Eğer bir kişi, başkalarının başarılarından rahatsızlık duyuyorsa, şeytanın oyunlarına açık bir yanı var demektir. Kendi işinde profesyonel olan şeytan, böyle bir zaafı kaçırmaz. İnsandaki kıskançlık temayülünü öyle bir değerlendirir ki neticede onun mahvına sebep olur.

30